Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Parola: Bilgilerim hatırlansın

KONU: MANEVİ FARKINDALIK

MANEVİ FARKINDALIK 5 ay 3 hafta önce #136

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Soran:İnsan En Yüce Hal’e nasıl erişir?

Maharaj:Tüm daha küçük,önemsiz ve değersiz arzulardan vazgeçerek.Siz daha küçük,önemsiz ve değersiz olandan hoşnut olduğunuz sürece,en yüksek olana sahip olamazsınız.Sizi hoşnut eden şey sizi geciktirir.Siz her şeyin doyum-vermeyiciliğini,geçiciliğini,sınırlılığını idrak edene ve enerjilerinizi tek bir büyük özlemde toplayıncaya dek,bu yolda ilk adımı bile atmamış olursunuz.Öte yandan,En Yüce için duyulan arzunun bütünlüğü ve dürüstlüğü aslında En Yüce’den gelen bir çağrıdır.Fiziksel ve zihinsel hiçbir şey size özgürlük veremez….

Maharaj

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 5 ay 4 hafta önce #135

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Gözyaşlarımla sığın yalnızlığına kardeşim.Ben,kendinden üstün bir şeyler yaratmak isteyen ve bu uğurda yok olanı severim.

Nietzsche

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 5 ay 4 hafta önce #134

Tesadüfler yoktur. Her an çoktan yazıldı, oynandı ve bitti. Mucizeler Kursu öyle öğretiyor öğrencisine. Önce kelimelerle, sonra deneyimle. Deneyim, kursun işaret ettiği hedef olarak anlatılıyor fakat hiçbir deneyim herhangi bir metod tarafından öğretilemez ve istemli olarak tetiklenemez. En has deneyim, zihin hazır olduğunda şimşek gibi çakar deneyimleyen bilinç çerçevesine ve onu yok ederek açar bilincin ötesini. Perde kalkar. Orada ne kelime kalır ne beden, ne nefes ne düşünce, ne deneyimleyen ne deneyimlenen. Bu süreç tek bir saniye olabilir ya da dakikalar boyu sürebilir. Bunun önemi yok çünkü zaman denen illüzyonun çoktan dışındadır deneyim. Beden olan şey (insan olma inancı) o an bedeni mutlak olarak terkedebilir. Ona öldü deriz. Oysa o kurtuluşu gerçekleştirmiştir. O rüyadan uyanmıştır. Bunu ama doğum ölüm arasındaki gerçekliğe inanan bilemez.

Bazılarımız ebediyetin anlık deneyiminden sonra bedene, dolayısıyla bilince geri düşer. Düşer diyoruz çünkü ebediyetin sonsuzluğundan ve tanımlanamazlığından zaman ve mekan çerçevesine düşeriz her neysek o an. Sonraki evre uzun bir suskunluk evresi olur. Kimi deneyimci yıllar boyunca susar zihnini dünyevi rüya alemine yeniden adapte etmek için. Tıpkı Ramana Maharshi'nin 20 yıl susması gibi. Bazıları konuşabilsede susmaya devam eder ve dünya ile birebir iletişimi aramaz. Birçok bilinmeyen ermişler gibi. Bir hikaye:

Bir ermiş erdikten sonra inzivada Özünün varlığında yaşarmış. Günün birinde yolda yürürken bir insanla karşılaşmış. Ermiş ellerini açıp dua etmiş. "Ah Özüm... Nerede hata işledim de karşıma bir insan çıkarttın?" diye sormuş.

Kalabalıklar içinde olmanın illüzyonunu bu kısa hikaye ne de isabetli vurgulamış. Çünkü her karşılaşma ille bir öğrenim durumudur. İnsalarla hala haşır neşirsek ve özellikle anlatıyorsak deneyimi veya öğrendiklerimizi, bu demektir ki, öğrenmenin tam ortasındayız. Bu nedenle yazılarım evvela ciddi ve azimli bir öğrencinin çabası olarak değerlendirilmeli. Bunu esasen en iyi Tanrı öğretmenleri öğrenmeliler fakat günümüz spiritüel egolar camiasında öğretmen tanrı olmuş, bilgiç olmuş, koç olmuş, guru olmuş. Egonun kraliyeti en iyi böyle korunur çünkü.

Bazıları deneyimi paylaşmak için anlatır dinlemek isteyenlere. İsa gibi, Buda gibi, Mevlana gibi. Nihayetinde öğretmek öğrenmenin en verimli şeklidir diye öğretir kurs. Günümüz bilim dünyası öğrenmenin koşullarını çoktan deşifre etti. Duyduklarımızı, okuduklarımızı kendi ifadelerimizle anlatmak veya yazmak öğrenmenin en uygun yoludur. Bu şekilde öğrendiklerimizi daha uzun süre aklımızda tutabilir, içselleştirerek pekiştirebiliriz. Bunun mistik veya ruhani bir yanı yok. Ne de olsa burada öğrenmeye muhtaç olan tek bir ruh yok. Ruhun rüyasında kendini tanrı sanan bir bilinç-zihin kurgusunun kendini bireysel sanan rüya figuranları var... gibi.

Bu anlamda kurtarılacak ne bir kişi var ne de herhangi bir rüya parçası. Uyanış, ruhu bilmektir. Hepsi bu. Gece uyurken gördüğüm bir rüyanın içindeki görüntüler uyandığımda ne kadar anlamsızsa, dünyadaki her şey o denli anlamsız. Kurs bunu defalarca vurgular. Bu nedenle dünyanın, insanın veya herhangi başka bir "oluşumun" anlamını, boyutunu, yükselişini, spiritüelliğini, frekansını, titreşimini, düzeyini anlatan herhangi bir bilgi, ifade, öğreti, terapi, yol , inanç ya da fikir illüzyon olmaktan başka bir anlam taşımaz. BENim için. Çünkü arınmış bir zihinde Ben O'yum manası açılırı ve dünya aşılır. İçerdiği her türlü saçmalıkla beraber.

Sus! Ve dinle... BENİ. Tanrı.

BenSiz

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Son Düzenleme: Yazan: Bengü.

MANEVİ FARKINDALIK 6 ay 11 saat önce #133

Bir varmış bir yokmuş'larla başlar masallar. Tıpkı masal alemi dünyada masalımsı rehberler, koçlar, Tanrı öğretmenleri, gurular gibi bir varmış bir yokmuş hepsi...
Der ki Kutsal Rehber:
"Dilenme hakikatı bir başkasından. Hele ki o başkası özellikle herkesi ötekileştirip kendini tek doğru, tek ilah ilan ederse."

Dese ki bir soytarı; Mucizeler Kursu benden sorulur, benim Türkiye'deki tek doğru öğretmen, o zaman bil ki, uğraman gereken son duraktır esasen o soytarının sofrası. Ama kanmak isteyenlere ne nasihat dayanır ne kapı ne gerçek. Bırakmalı kanmanın adayını, bulsun kendisi labirentin içinden çarpa çarpa geçerek Hakk'ın doğrusunu.
Boşuna dememiş Şems-i Tebrizi:

"Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor.
Anladım ki susan her şey derin ve heybetli."


Günden güne daha da susuyoruz Tanrı'nın ışığını göre göre. Ne kelâma sığar çünkü gördüklerimiz ne cihana. Biz bu dünyanın delisiyiz, akıllıların yanında barındıramadığı. Sır Muhâbbetlerde dökülmüş kalemimden bakir beyaz sayfalara:

„Deliliğin neşesi, veliliğin muhâbbetinden çok daha lezzetli!"


Deli tadındayız bundan böyle
Minnetimiz Hakk Yoluna...
BenSiz

..................................

Biri ne zaman bir başkasını iyi insan yapmaya çalışsa, bana göre günah işliyordur. Sen kimsin ki yol göstereceksin? Sen kimsin ki rehberlik edeceksin? Ve ne kadar çok rehber olursa, emin ol o kadar çok kargaşa olur. Herkesi kendi haline bırak, sen kimsin?

Lao Tzu

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 6 ay 2 hafta önce #121

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
BOŞ TARTIŞMALAR

150.Boş bir kaba dökülen su ses çıkarır,fakat kap doluysa hiç ses çıkarmaz.Benzer şekilde Tanrıyı bulmamış bir kişi,onun varlığı ve doğası hakkında boş tartışmalar ile doludur.Fakat Onu gören kişi,sessizce İlahi mutluluğun tadını çıkarır.

152.Tanrıya ne kadar yaklaşırsanız,o kadar az sorgulamaya başlarsınız…

153.Arı çiçeğin taç yapraklarının dışında olduğu ve nektarı tatmadığı sürece,uğultulu bir şekilde çiçeğin etrafında döner.Fakat çiçeğin içine girince,sessizce nektarı içer.Bir adam doktrinleri ve doğmaları konuştuğu sürece,gerçek inancın nektarını henüz tatmamıştır.Onu tattığında sessizleşir.

GERÇEK ÖĞRENME

160.Pek çok insan kitapları incelemeden Tanrıya ulaşamayacağını düşünür.Fakat incelemeden de önemlisi duymaktır,hatta duymaktan daha önemlisi görmek ve idrak etmektir.Öğretmenin ağzından gerçeklerin duyulması,kitaplara kıyasla akıl üstünde daha fazla etki yaratır;fakat en büyük etkiyi görmek oluşturur.Benares’e(Varanasi şehri)dair bir şeyler okumaktansa,gerçekten orayı ziyaret etmiş birinin ağzından dinlemek kesinlikle daha iyidir.Ama en iyisi Benares’i kendi gözlerimizle görmemizdir.

162.Kişiler hatadan,hurafeden konuşup,kitaplardan öğrendikleriyle övünür.Samimi bir adanmış ise,sevgili Rabbinin ona yardım eli uzatmak için her zaman hazır olduğunu bilir;bir süre yanlış yolda ilerlemiş olması,önemli değildir.Rab onun ne istediğini bilir ve sonunda kalbinin arzularını gerçekleşitrir.

Şri Ramakrişna Paramahansa/Yoga Sohbetleri

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 6 ay 3 hafta önce #120

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
‘’Kendini beden şuuruna kaptıranlar başka bir ülkedeki yabancılar gibidir.Gerçek yuvamız her yerdedir.Bizler bu dünyaya kısa bir ziyarette bulunan yolculardan,misafirlerden başka bir şey değiliz.
Ne yazık ki çoğu insan ,kendini istenmeyen misafir haline getirir!Bu dünyanın küçük bir bölümünü kendilerininmiş gibi tekellerine almakta ısrar eder.Sabit düşünceleri ‘evim,karım,kocam,çocuklarım’dır.Tatlı ve esrarengiz maddesel bağımlılıklar onları hülyalar uykusunda rüya görmeye devam ettirir.Kim olduklarını ve gerçekte ne olduklarını unuturlar.
Yaşam rüyalarınız sonsuzlukta kaybolmadan önce uyanın!Bu beden ölüme yenildiğinde aileniz,eviniz,paranız nerede olacak?Siz bu beden değilsiniz.Beden size Ruh ziyafetinden yiyebilesiniz diye verilen bir tabaktır sadece.
Neden bu zorunlu dersi ölmeden önce öğrenmiyorsunuz?Neden bekliyorsunuz?Kendinizi insan şuurunun sınırlarına bağlamayın,içinizdeki Ruhun enginliğini hatırlayın’’
‘’Krişna,’Benim acı ve perişanlık okyanusumdan kaçın kurtulun’derdi.Yaşam Tanrı ile bir mutluluk şölenidir, ama O’nsuz yaşam belâlar,acılar ve hayal kırıklıkları yuvasıdır.’’

PARAMHANSA YOGANANDA/BİLGELİĞE YOLCULUK

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sayfa oluşturma süresi: 0.088 saniye
© 2019 Mucizeler Kursu Forum. Tüm haklar saklıdır.