Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Parola: Bilgilerim hatırlansın

KONU: MANEVİ FARKINDALIK

MANEVİ FARKINDALIK 26 Mar 2019 18:32 #141

- ''Aşk şifadır...'' dedi Kara derviş.
- ''Aşka inanmıyorum. Sevgi diyelim biz ona.'' dedi diğeri.
- ''Aşk nedir senin için ki, inanmıyorsun ona?'' diye sordu Kara derviş.
- ''Aşk bir bataklık gibi geliyor bana. Bir düştün mü içine, çırpındıkça batarsın.''
Kara derviş yanıtladı:
- ''Aşk sevginin en tutkulu halidir oysa. O tutkunun gücü senin Tanrı'ya yaklaşmanı sağlayabilir. Boşuna İsa'nın yoluna 'tutku yolu' denmemiş. İnsanlar artık o derece kendi yarattıkları benlik girdabında kaybolmuşlar ki, ancak tutkulu bir sevgi, yani aşk gibi bir irade kanat verir hasretli yüreklere ve derin girdaplardan yükseltir Tanrı'nın ışığının yakınlarına. Sen o ışığı ufukta gördüğünde son adım Tanrı'ya aittir. ONUN lütfu ile ONUNLA birleşirsin ve ÖZvarlığına kavuşursun. Bu yolda AŞK'ın her şekli makbuldur. Zira yolun yargısı ve yorumu insana kalmamıştır. O küçük benliği ile bütünü bilmediğinden parçayı da açıklayamaz. Kaldı ki, ego için imkansız olan AŞK'ı açıklasın. Bu imkansızdır, bilesin.''
Sustu diğeri.

BenSiz

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 25 Mar 2019 16:38 #136

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Soran:İnsan En Yüce Hal’e nasıl erişir?

Maharaj:Tüm daha küçük,önemsiz ve değersiz arzulardan vazgeçerek.Siz daha küçük,önemsiz ve değersiz olandan hoşnut olduğunuz sürece,en yüksek olana sahip olamazsınız.Sizi hoşnut eden şey sizi geciktirir.Siz her şeyin doyum-vermeyiciliğini,geçiciliğini,sınırlılığını idrak edene ve enerjilerinizi tek bir büyük özlemde toplayıncaya dek,bu yolda ilk adımı bile atmamış olursunuz.Öte yandan,En Yüce için duyulan arzunun bütünlüğü ve dürüstlüğü aslında En Yüce’den gelen bir çağrıdır.Fiziksel ve zihinsel hiçbir şey size özgürlük veremez….

Maharaj

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 22 Mar 2019 17:09 #135

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Gözyaşlarımla sığın yalnızlığına kardeşim.Ben,kendinden üstün bir şeyler yaratmak isteyen ve bu uğurda yok olanı severim.

Nietzsche

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 21 Mar 2019 07:46 #134

Tesadüfler yoktur. Her an çoktan yazıldı, oynandı ve bitti. Mucizeler Kursu öyle öğretiyor öğrencisine. Önce kelimelerle, sonra deneyimle. Deneyim, kursun işaret ettiği hedef olarak anlatılıyor fakat hiçbir deneyim herhangi bir metod tarafından öğretilemez ve istemli olarak tetiklenemez. En has deneyim, zihin hazır olduğunda şimşek gibi çakar deneyimleyen bilinç çerçevesine ve onu yok ederek açar bilincin ötesini. Perde kalkar. Orada ne kelime kalır ne beden, ne nefes ne düşünce, ne deneyimleyen ne deneyimlenen. Bu süreç tek bir saniye olabilir ya da dakikalar boyu sürebilir. Bunun önemi yok çünkü zaman denen illüzyonun çoktan dışındadır deneyim. Beden olan şey (insan olma inancı) o an bedeni mutlak olarak terkedebilir. Ona öldü deriz. Oysa o kurtuluşu gerçekleştirmiştir. O rüyadan uyanmıştır. Bunu ama doğum ölüm arasındaki gerçekliğe inanan bilemez.

Bazılarımız ebediyetin anlık deneyiminden sonra bedene, dolayısıyla bilince geri düşer. Düşer diyoruz çünkü ebediyetin sonsuzluğundan ve tanımlanamazlığından zaman ve mekan çerçevesine düşeriz her neysek o an. Sonraki evre uzun bir suskunluk evresi olur. Kimi deneyimci yıllar boyunca susar zihnini dünyevi rüya alemine yeniden adapte etmek için. Tıpkı Ramana Maharshi'nin 20 yıl susması gibi. Bazıları konuşabilsede susmaya devam eder ve dünya ile birebir iletişimi aramaz. Birçok bilinmeyen ermişler gibi. Bir hikaye:

Bir ermiş erdikten sonra inzivada Özünün varlığında yaşarmış. Günün birinde yolda yürürken bir insanla karşılaşmış. Ermiş ellerini açıp dua etmiş. "Ah Özüm... Nerede hata işledim de karşıma bir insan çıkarttın?" diye sormuş.

Kalabalıklar içinde olmanın illüzyonunu bu kısa hikaye ne de isabetli vurgulamış. Çünkü her karşılaşma ille bir öğrenim durumudur. İnsalarla hala haşır neşirsek ve özellikle anlatıyorsak deneyimi veya öğrendiklerimizi, bu demektir ki, öğrenmenin tam ortasındayız. Bu nedenle yazılarım evvela ciddi ve azimli bir öğrencinin çabası olarak değerlendirilmeli. Bunu esasen en iyi Tanrı öğretmenleri öğrenmeliler fakat günümüz spiritüel egolar camiasında öğretmen tanrı olmuş, bilgiç olmuş, koç olmuş, guru olmuş. Egonun kraliyeti en iyi böyle korunur çünkü.

Bazıları deneyimi paylaşmak için anlatır dinlemek isteyenlere. İsa gibi, Buda gibi, Mevlana gibi. Nihayetinde öğretmek öğrenmenin en verimli şeklidir diye öğretir kurs. Günümüz bilim dünyası öğrenmenin koşullarını çoktan deşifre etti. Duyduklarımızı, okuduklarımızı kendi ifadelerimizle anlatmak veya yazmak öğrenmenin en uygun yoludur. Bu şekilde öğrendiklerimizi daha uzun süre aklımızda tutabilir, içselleştirerek pekiştirebiliriz. Bunun mistik veya ruhani bir yanı yok. Ne de olsa burada öğrenmeye muhtaç olan tek bir ruh yok. Ruhun rüyasında kendini tanrı sanan bir bilinç-zihin kurgusunun kendini bireysel sanan rüya figuranları var... gibi.

Bu anlamda kurtarılacak ne bir kişi var ne de herhangi bir rüya parçası. Uyanış, ruhu bilmektir. Hepsi bu. Gece uyurken gördüğüm bir rüyanın içindeki görüntüler uyandığımda ne kadar anlamsızsa, dünyadaki her şey o denli anlamsız. Kurs bunu defalarca vurgular. Bu nedenle dünyanın, insanın veya herhangi başka bir "oluşumun" anlamını, boyutunu, yükselişini, spiritüelliğini, frekansını, titreşimini, düzeyini anlatan herhangi bir bilgi, ifade, öğreti, terapi, yol , inanç ya da fikir illüzyon olmaktan başka bir anlam taşımaz. BENim için. Çünkü arınmış bir zihinde Ben O'yum manası açılırı ve dünya aşılır. İçerdiği her türlü saçmalıkla beraber.

Sus! Ve dinle... BENİ. Tanrı.

BenSiz

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Son Düzenleme: Yazan: Moderatör.

MANEVİ FARKINDALIK 20 Mar 2019 16:41 #133

Bir varmış bir yokmuş'larla başlar masallar. Tıpkı masal alemi dünyada masalımsı rehberler, koçlar, Tanrı öğretmenleri, gurular gibi bir varmış bir yokmuş hepsi...
Der ki Kutsal Rehber:
"Dilenme hakikatı bir başkasından. Hele ki o başkası özellikle herkesi ötekileştirip kendini tek doğru, tek ilah ilan ederse."

Dese ki bir soytarı; Mucizeler Kursu benden sorulur, benim Türkiye'deki tek doğru öğretmen, o zaman bil ki, uğraman gereken son duraktır esasen o soytarının sofrası. Ama kanmak isteyenlere ne nasihat dayanır ne kapı ne gerçek. Bırakmalı kanmanın adayını, bulsun kendisi labirentin içinden çarpa çarpa geçerek Hakk'ın doğrusunu.
Boşuna dememiş Şems-i Tebrizi:

"Anladım ki, derin ve esrarengiz olan her şey susuyor.
Anladım ki susan her şey derin ve heybetli."


Günden güne daha da susuyoruz Tanrı'nın ışığını göre göre. Ne kelâma sığar çünkü gördüklerimiz ne cihana. Biz bu dünyanın delisiyiz, akıllıların yanında barındıramadığı. Sır Muhâbbetlerde dökülmüş kalemimden bakir beyaz sayfalara:

„Deliliğin neşesi, veliliğin muhâbbetinden çok daha lezzetli!"


Deli tadındayız bundan böyle
Minnetimiz Hakk Yoluna...
BenSiz

..................................

Biri ne zaman bir başkasını iyi insan yapmaya çalışsa, bana göre günah işliyordur. Sen kimsin ki yol göstereceksin? Sen kimsin ki rehberlik edeceksin? Ve ne kadar çok rehber olursa, emin ol o kadar çok kargaşa olur. Herkesi kendi haline bırak, sen kimsin?

Lao Tzu

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 02 Mar 2019 12:19 #121

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
BOŞ TARTIŞMALAR

150.Boş bir kaba dökülen su ses çıkarır,fakat kap doluysa hiç ses çıkarmaz.Benzer şekilde Tanrıyı bulmamış bir kişi,onun varlığı ve doğası hakkında boş tartışmalar ile doludur.Fakat Onu gören kişi,sessizce İlahi mutluluğun tadını çıkarır.

152.Tanrıya ne kadar yaklaşırsanız,o kadar az sorgulamaya başlarsınız…

153.Arı çiçeğin taç yapraklarının dışında olduğu ve nektarı tatmadığı sürece,uğultulu bir şekilde çiçeğin etrafında döner.Fakat çiçeğin içine girince,sessizce nektarı içer.Bir adam doktrinleri ve doğmaları konuştuğu sürece,gerçek inancın nektarını henüz tatmamıştır.Onu tattığında sessizleşir.

GERÇEK ÖĞRENME

160.Pek çok insan kitapları incelemeden Tanrıya ulaşamayacağını düşünür.Fakat incelemeden de önemlisi duymaktır,hatta duymaktan daha önemlisi görmek ve idrak etmektir.Öğretmenin ağzından gerçeklerin duyulması,kitaplara kıyasla akıl üstünde daha fazla etki yaratır;fakat en büyük etkiyi görmek oluşturur.Benares’e(Varanasi şehri)dair bir şeyler okumaktansa,gerçekten orayı ziyaret etmiş birinin ağzından dinlemek kesinlikle daha iyidir.Ama en iyisi Benares’i kendi gözlerimizle görmemizdir.

162.Kişiler hatadan,hurafeden konuşup,kitaplardan öğrendikleriyle övünür.Samimi bir adanmış ise,sevgili Rabbinin ona yardım eli uzatmak için her zaman hazır olduğunu bilir;bir süre yanlış yolda ilerlemiş olması,önemli değildir.Rab onun ne istediğini bilir ve sonunda kalbinin arzularını gerçekleşitrir.

Şri Ramakrişna Paramahansa/Yoga Sohbetleri

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 27 Şub 2019 15:11 #120

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
‘’Kendini beden şuuruna kaptıranlar başka bir ülkedeki yabancılar gibidir.Gerçek yuvamız her yerdedir.Bizler bu dünyaya kısa bir ziyarette bulunan yolculardan,misafirlerden başka bir şey değiliz.
Ne yazık ki çoğu insan ,kendini istenmeyen misafir haline getirir!Bu dünyanın küçük bir bölümünü kendilerininmiş gibi tekellerine almakta ısrar eder.Sabit düşünceleri ‘evim,karım,kocam,çocuklarım’dır.Tatlı ve esrarengiz maddesel bağımlılıklar onları hülyalar uykusunda rüya görmeye devam ettirir.Kim olduklarını ve gerçekte ne olduklarını unuturlar.
Yaşam rüyalarınız sonsuzlukta kaybolmadan önce uyanın!Bu beden ölüme yenildiğinde aileniz,eviniz,paranız nerede olacak?Siz bu beden değilsiniz.Beden size Ruh ziyafetinden yiyebilesiniz diye verilen bir tabaktır sadece.
Neden bu zorunlu dersi ölmeden önce öğrenmiyorsunuz?Neden bekliyorsunuz?Kendinizi insan şuurunun sınırlarına bağlamayın,içinizdeki Ruhun enginliğini hatırlayın’’
‘’Krişna,’Benim acı ve perişanlık okyanusumdan kaçın kurtulun’derdi.Yaşam Tanrı ile bir mutluluk şölenidir, ama O’nsuz yaşam belâlar,acılar ve hayal kırıklıkları yuvasıdır.’’

PARAMHANSA YOGANANDA/BİLGELİĞE YOLCULUK

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 26 Şub 2019 18:10 #118

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Sonuçta, illüzyonu yaratan zihindir ve ondan kurtulan da zihindir.Sözler illüzyonları ağırlaştırabildiği gibi,onun dağılmasına da yardımcı olabilir.Aynı gerçeği ,o gerçek haline gelinceye dek tekrarlamakta yanlış bir şey yoktur.Annenin işi çocuğun doğmasıyla bitmez.O çocuğunu-kendisine artık ihtiyacı kalmayıncaya dek-aylar ve yıllar boyunca besler.İnsanların sözleri işitmeye ihtiyaçları vardır,ta ki olgular onlara sözlerden daha yüksek sesle hitap edene dek.

SRİ NİSARGADATTA MAHARAJ

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

MANEVİ FARKINDALIK 25 Şub 2019 09:50 #116

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
‘’Bir çocuk bir oyuncak için onu alıncaya kadar ağlar.Sonra da onu fırlatıp bir başkası için ağlar.
Bu tıpkı bitmez tükenmez mutluluk kovalamacasındaki dünyasal insanın durumu değil midir?Bir şeyi elde eder etmez,ona olan ilgisi kaybolur ve başka bir şeyi kovalamaya koşar.Bu dünyadaki hiçbir şey onu uzun süre tatmin etmez.’’

‘’Ruh varlığı,kayıp mutluluğunu maddesel şeylerde bulamaz,bunun tek nedeni bu şeylerin sunduğu rahatlığın sahte olmasıdır.İçindeki ilâhi mutlulukla temasını kaybettiği için insan bu ihtiyacını duyuların yalancı mutluluklarında tatmin etmeyi umar.Bununla birlikte varlığının daha derin seviyelerinde,Tanrıyla bir olan Ruhsal yanının farkında olmayı sürdürür.Huzursuzluk içinde bir mutluluk duygusundan bir diğerine koşarken aradığı şey Tanrıda’ki kayıp mutluluğu olduğundan,gerçek tatmine bir türlü ulaşamaz.

Ah,körlük!Mutluluğu, tek bulunacağı yer olan içinizde aramadan önce daha ne kadar doyumsuzluk,can sıkıntısı,tiksinti çekmeye devam edeceksiniz?’’

Paramhansa Yoagananda/Bilgeliğe Yolculuk

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Son Düzenleme: Yazan: Gözlem Noktası.

MANEVİ FARKINDALIK 23 Şub 2019 14:19 #114

  • Gözlem Noktası
  • Gözlem Noktası Kullanıcısının Avatarı Konu Yazarı
Egosal zihnin ayrılmaz bir parçası olan duygusal acının bir başka veçhesi de derinlere-gömülü bir yoksunluk,bir eksiklik,bir bütün-olmama duygusudur.Bazı insanlarda bu bilinçli,diğerlerinde bilinçsizdir.Eğer o bilinçliyse,tedirginlik ve sürekli olarak değerli olmadığını ya da yeterince iyi olmadığını hissetmek şeklinde tezahür eder.Eğer o bilinçsizse,sadece dolaylı olarak şiddetli bir arzu,istek ve ihtiyaç olarak hissedilir.Her iki durumda da,çoğunlukla,insanlar içlerinde hissettikleri bu boşluğu doldurmak için ego’nun-doyumunun ve özdeşleşecek şeylerin peşine düşerler.Böylece onlar temelde kendilerini daha iyi hissetmek,daha tamam hissetmek için malın- mülkün,paranın,başarının,gücün,ünün ya da özel bir ilişkinin peşine düşer,bunlar için uğraşıp çabalarlar.Ama,onlar tüm bu şeylere eriştiklerinde bile,çok geçmeden,boşluğun hâlâ orada olduğunu,onun dipsiz bir kuyu olduğunu anlarlar.O zaman başları gerçekten dertte olur,çünkü artık kendilerini aldatamazlar.Eh,aldatabilirler de ve bunu yaparlar da,ama bunu yapmak giderek zorlaşır.
Egosal zihin yaşamınızı yönettiği sürece,gerçekten rahat ve huzur içinde olamazsınız;siz-istediğiniz şeyi elde ettiğiniz,bir arzunuzu doyuma uğrattığınız o kısa zamanlar dışında-doyum içinde olamazsınız.Ego bir şeyden alınan bir benlik duygusu olduğundan,o dışsal şeylerle özdeşleşmeye ihtiyaç duyar.O sürekli olarak hem savunulmaya hem de beslenmeye ihtiyaç duyar.En yaygın ego özdeşleşmeleri mal-mülk,yaptığınız iş,toplumsal statü ve itibar,bilgi,eğitim,fiziksel görünüm,özel yetenekler,ilişkiler,kişisel ve ailesel geçmiş,inanç sistemleri ile ve ayrıca siyasi,milliyetçi,ırkçı,dini ve diğer ortak özdeşleşmelerle ilgilidir.Bunların hiç biri siz değilsiniz.
Siz bunu korkutucu bulmuyor musunuz?Ya da bunu bilmek bir çare olabilir mi?Siz tüm bu şeyleri er ya da geç bırakmak zorunda kalacaksınız.Belki siz bunu henüz inanılması güç bir şey olarak görüyorsunuz ve ben kesinlikle sizden kimliğinizin bu şeylerde bulunamayacağına inanmanızı istemiyorum.Siz bunun gerçeğini kendiniz bileceksiniz.Siz bunu en geç ölümün yaklaştığını hissettiğinizde bileceksiniz.Ölüm siz olmayan her şeyin soyulup gitmesidir.Yaşamın sırrı’’ölmeden ölmek’’,ve ölüm diye bir şeyin olmadığını görmektir.

Eckhart Tolle

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sayfa oluşturma süresi: 0.310 saniye
© 2020 Mucizeler Kursu sayfası KulturGuru Ekibinin bir projesidir. Tüm haklar saklıdır.