Hoş geldiniz, Ziyaretçi
Kullanııcı Adı: Parola: Bilgilerim hatırlansın
  • Sayfa:
  • 1

KONU: Sri Nisargadatta Maharaj'dan alıntılar

Sri Nisargadatta Maharaj'dan alıntılar 2 ay 1 hafta önce #99

Hep gözlemciden bahsediriz, ortaya çıkması gereken ve bilinç düzeyimizin yükseldiğini kanıtlayan. Gözlemcilik, arınmanın aşamalarından biridir. Tanık bilinci, düşüncelerin, anlık da olsa, durması, algıya düşenlerin tanımlanmadan, değerlendirilmeden karşılanması, ve ötesinde, algının ve algılananın illüzyoner niteliğinin anlaşılmasıdır.

Maharaj ne demiş bu konuda?

S: Tanık hakkında ne dersiniz? O gerçek midir, değil midir?

M: Her ikisi de. İllüzyonun son kalıntısı, gerçeğin ilk dokunuşu. "Ben yalnızca tanığım" demek hem doğru, hem yanlıştır. "Benim"den dolayı yanlıştır, tanıktan dolayı doğrudur. "Tanıklık vardır" demek daha iyi olur. "Ben-im" dediğiniz anda tüm evren yaratıcısı ile beraber varlık kazanır.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Sri Nisargadatta Maharaj'dan alıntılar 2 ay 2 hafta önce #96

S: isimler ve şekiller, fikirler ve kanılar, fakat gerçek yok. Siz olmasaydınız, ben her şeyin, gerçek de dahil olmak üzere, göreliliğini kabul edebilir, sadece varsayımlarla yaşamayı öğrenebilirdim. Fakat sonra, sizinle karşılaşıyorum ve sizin Mutlak' dan sanki ulaşabileceğim bir yerde ve yüce bir özlemle istenilecek bir şey gibi söz edişinizi işitiyorum. Huzur, aşkın mutluluk, ebediyet, ölümsüzlük gibi sözcükler sanki korkudan ve acıdan kurtuluş önerisi gibi dikkatime çarpıyor, içimde yatan o haz arayışı ve merak ayaklanıyor ve ben sizin açmış olduğunuz alemi keşfetmek için araştırmaya başlıyorum. Her şey çok çekici görünüyor ve doğal olarak soruyorum. O ulaşılabilir midir? O gerçek midir?

M: Siz, "Önce şekerin tatlı olduğunu kanıtla, onu ondan sonra yerim" diyen bir çocuk gibisiniz. Şekerin tatlılığının kanıtı şekerde değil, damaktadır. Onun tadını kanıtlamak için tadına bakmak zorundasınız, bunun başka yolu yoktur. Elbet ki, "Bu şeker midir?", "O tatlı mıdır?" diye sormakla başlar ve tadına bakıncaya kadar benim verdiğim güvenceyi kabul edersiniz. Ancak o zaman kuşkular dağılır ve bilginiz birinci elden ve sarsılmaz olur. Sizden bana inanmanızı istemiyorum. Sadece başlangıç için yeteri kadar güvenin. Her adım kendini kanıtlar ya da çürütür. Siz gerçeğin kendisinden önce gerçeğin kanıtını ister gibisiniz. Peki, kanıtın kanıtı ne olacak? Görüyorsunuz ya, siz bir gerileme içine düşmektesiniz. Bunu kesmek için, kanıtlar istemeye son verip bir an için bir şeyi doğru olarak kabul etmek zorundasınız. Onun ne olduğu gerçekten önemli değildir. O Tanrı olabilir, ben olabilirim, kendiniz olabilirsiniz. Bu durumlardan her birinde siz doğru olduğu bilinmeyen bir şeyi, bir kimseyi doğru kabul edersiniz. İşte eğer bir an için olsun, doğru kabul ettiğiniz o şeye göre hareket ederseniz, çok geçmeden bu sizi bir sonraki adıma götürür. Bu biraz da, karanlıkta bir ağaca tırmanmaya benzer - ancak bir önceki dala tünedikten sonra bir sonraki dalı yakalarsınız. Bilimde buna deneysel yaklaşım denir. Bir kuramı kanıtlamak için, deneyinizi, sizden önce deney yapmış olanların bıraktıkları işlem talimatına uygun olarak yaparsınız. Spiritüel arayışta da insanın yapmak zorunda olduğu deneyler zincirine Yoga denir.

S: Pek çok Yoga var, hangisini seçmeli?

M: Bütün yollar sizi zihnin arındırılmasına götürür. Arınmamış zihin gerçeğe karşı donuktur (geçirgen değildir). Arınmış zihin şeffaftır. Onun içinden, gerçek kolayca ve berrak olarak görünür.

Lütfen sohbete katılmak için Giriş ya da Hesap açın.

Son Düzenleme: Yazan: BenSiz.
  • Sayfa:
  • 1
Sayfa oluşturma süresi: 0.559 saniye
© 2019 Mucizeler Kursu. Tüm haklar saklıdır.