Gönderen Konu: 2.V. Mucize yaratanın işlevi  (Okunma sayısı 457 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
2.V. Mucize yaratanın işlevi
« : 03 Aralık, 2016, 07:38:31 »
[...]
6. Bedenin yaratamadığı kadar öğrenemediği de tekrar vurgulanmalıdır. Bir öğrenim aracı olarak sadece öğrenenin peşinden gider; ama yanlışlıkla kendi inisiyatifi ile donatılırsa tam da kolaylaştırması gereken öğrenimi engelleyen ciddi bir handikap olacaktır. Sadece zihin aydınlanma yeteneğine sahiptir. Saf ruh çoktan aydınlanmıştır, ve bedenin kendisi fazlasıyla kaba bir malzemedir. Ama zihin, kendi aydınlanmasını bedene getirebilir, onun öğrenen olmadığını ve bu nedenle öğrenmeye yaramadığını idrak ettiğinde. Beden, onun üzerinden ışığa bakmayı öğrenmiş bir zihin ile kolayca uyumlu bir hale getirebilir.

7. Düzeltmeye yönelik bir öğrenim her zaman, saf ruhun uyanışı ile ve bedensel görüşe olan inanca sırt çevirmekle başlar. Bu genellikle korkuyu beraberinde getirir çünkü, zihinsel bakışın sana göstereceğinden korkuyorsun. Ben sana, KUTSAL RUH'UN yanılgıyı görmediğini ve sadece onun üzerinden KEFARETE karşı olan savunmaya bakabildiğini söylemiştim. Bunun rahatsızlık üreteceğine dair hiçbir şüphe yoktur ancak, bu rahatsızlık algının nihai sonucu değildir. Eğer KUTSAL RUH'A sunağın ihlal edilişine bakmasına izin verilirse, O derhal KEFARETE de bakar. O'NUN algıladığı hiçbir şey korku üretemez. Zihinsel farkındalıktan oluşan her şey sadece düzeltmenin rayına yönlendirilir. Rahatsızlık, sadece düzeltmeye olan ihtiyacın farkına vardırmak için uyandırılır.

8. Şifaya karşı olan korku, sadece şifanın gerekli olduğunu tümden kabul etme isteksizliğinden ortaya çıkar. Bedensel gözün gördüğü düzeltici değildir ve yanılgı herhangi bir fiziksel olarak görünür olan bir araç ile düzeltilemez. Sen, fiziksel görüşünün sana anlattığına inandığın sürece, tüm düzeltme çabaların yanlış yönlendirilimiş olacaktır. Doğru görüş perdelidir çünkü sen, ihlal edilmiş olan kendi sunağını görmeye tahammül edemiyorsun. Ama sunak ihlal edildiğinden, onu algılamanın haricinde, senin durumun iki kat tehlikelidir.

9. Şifa, öncesinde gereksiz olduğundan, ayrılıktan sonra geliştirilen bir beceridir. Zaman ve mekana inanmanın tüm yönleri gibi geçicidir. Ancak, zaman sürdüğü sürece şifa bir koruma aracı olarak gereklidir. Bu, şifanın en yakınını sevmeye dayandığındandır ve en yakınını sevmek, başka birinin mükemmelliğini algılamaktır, her ne kadar kendinde onu [mükemmeliği] algılayamazsan da. Şu an sahip olduğun yüce konseptlerin çoğu zamana bağlıdır. En yakınını sevmek, aslında senin şimdi hayal edebileceğin şeklin çok ötesine giden, çok daha güçlü olan sevgi tarafından kapsanmanın zayıf bir yansımasıdır. En yakınını sevmek, şimdi ulaşabilir olan sınırlı anlamında, doğru düşünürlük için elzemdir.

Mucizeler Kursu, Metin Kitabı Bölüm 2.V.6-9 | Çeviri: BenSiz