Gönderen Konu: 4.I. Doğru Öğretme ve Öğrenme  (Okunma sayısı 445 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
4.I. Doğru Öğretme ve Öğrenme
« : 03 Aralık, 2016, 07:39:45 »
1. İyi bir öğretmen, kendi fikirlerini arıtır ve o onları öğreterek güçlendirir. Öğretmenler ve öğrenciler öğrenim prosedüründe aynıdır. Onlar, öğrenimde aynı düzendedirler ve dersleri birbirleriyle paylaşmadıklarında, inançtan yoksun kalırlar. İyi bir öğretmen öğrettiği fikirlere inanmalıdır ama bunun ötesinde başka bir gereksinimi de karşılamalıdır: öğretmen, fikirleri aktardığı öğrencilere inanmalıdır.

2. Birçokları fikirleri üzerinde nöbet tutarlar çünkü, olduğu gibi kalması için kendi düşünce sistemini korumak isterler ve öğrenmek değişim demektir. Değişim ayrı olanlar için hep korkutucudur çünkü, değişimi ayrılığı iyileştirmeye götüren bir adım olarak hayal edemezler. Onlar değişimi her zaman ayrılığa doğru götüren bir başka adım olarak algılarlar çünkü ayrılık, değişime yönelik ilk deneyimleri olmuştu. Sen, egona hiçbir değişimin girmesine izin vermediğinde huzur bulacağına inanıyorsun. Bu derinden etkileyen karışıklık, sen tek ve aynı olan düşünce sisteminin iki temel üzerine dayanabileceğine inandığın zaman sadece mümkün olur. Hiçbir şey egodan saf ruha ulaşamaz ve ego saf ruh tarafından hiçbir şey elde edemez. Saf ruh ne egoyu güçlendirebilir ne de onun içinde olan çatışmayı azaltabilir. Ego bir çelişkidir. Senın benliğin ile TANRI'NIN BENLİĞİ gerçekten birbirine karşıt bir şekilde bulunurlar. Onlar, kaynakları, yönleri ve sonuçları açısından birbirlerine zıttır. Onlar temelde uyumsuzdur çünkü, saf ruh algılayamaz ve ego bilemez olduğundandır. Bu nedenle onlar, birbirleriyle iletişim içinde değillerdir ve asla birbirleriyle iletişim kuramazlar. Yine de ego öğrenebilir, her ne kadar onu yapan saptırılmış olsa da. Ancak, can verilmiş bir şeyden tamamen cansız bir şey yapamaz.

3. Saf ruhun hiçbir talimata ihtiyacı yoktur, ama egonun vardır. Öğrenmek nihayetinde korkutucu olarak algılanır çünkü o, yok etmeye değil ama egonun saf ruhun ışığına bırakılmasına yol açar. Bu değişimdir, egonun korkması gerektiği çünkü, o benim merhametimi paylaşmaz. Benim dersim seninki gibiydi ve ben onu öğrendiğimden onu öğretebilirim. Ben asla senin egona saldırmam ama ben sana senin düşünce sisteminin nasıl oluştuğunu öğretmeye çalışırım. Ben sana senin gerçek yaratılışını hatırlatırsam, egon korkmaktan başka bir şekilde tepki gösteremez.

4. Öğretmek ve öğrenmek şimdi senin en büyük güçlerindir çünkü onlar, senin başka bir zihin halinde olmanı ve olmaları için diğerlerine yardımcı olmanı sağlıyorlar. Başka bir zihin halinde olmayı reddetmek, ayrılığın gerçekleşmediğne dair bir kanıt değildir. Rüya görürken rüyalarının gerçekliğinden şüphe duyan bir rüyacı, ayrık olan zihnini esasen iyileştirmez. Sen ayrı olan bir egonun rüyasını görüyorsun ve onun üzerine kurulu olan bir dünyaya inanıyorsun. Bu senin için oldukça gerçektir. Sen, onun [egonun/dünyanın] hakkındaki düşünce şeklini değiştirmediğin sürece, onu bırakamazsın. Düşünce sisteminin koruyucusu rolünden vazgeçmeye ve bana onu açmaya hazır isen, ben onu usulca düzelteceğim ve seni TANRI'YA geri yönlendireceğim.

Mucizeler Kursu, Metin Kitabı Bölüm 4.I.1-4 | Çeviri: BenSiz