Gönderen Konu: Tanrı Öğretmenlerinin Öğrencileri  (Okunma sayısı 377 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Deniz089

  • Newbie
  • *
  • İleti: 29
Tanrı Öğretmenlerinin Öğrencileri
« : 17 Haziran, 2017, 00:31:14 »
Merhaba sevgili Bensiz, tanrı öğretmenlerinin öğrencileri kısmını okuyordum ve aklıma takıldı.

3. Zamanın dünyası illüzyonların dünyasıdır. Çok uzun zaman önce olan, şimdi oluyor gibi görünür. Uzun süre önce alınan kararlar hala açık ve alınması gerekir gibi görünür. Öğrenilmiş ve anlaşılmış ve uzun zaman önce geçmiş olan şey, yeni bir düşünce gibi görülür, taze bir fikir gibi, değişik bir yaklaşım gibi. İraden özgür olduğundan, çoktan olmuş olanı kendin seçtiğin bir zamanda kabul edebilirsin ve ancak o zaman onun çoktan tüm zamanlarda olmuş olduğunu fark edeceksin. Kursda vurgulandığı gibi, öğretim planını seçmek senin iradende değil, hatta onu öğreneceğin şekil bile senin seçimin değil. Ancak sen, onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün. Ve onu kabul ettiğinde o çoktan
öğrenilmiş olacak.

Burada 'ancak sen,onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün' diyor. Bu durum o halde senaryomdan bağımsız işliyor sanırım. Eğer öyleyse neden bize böyle bir irade verildi? Neden bu durum özgür bırakıldı. Şimdi öğrenci olmayı seçmemiş olsaydım farklı bir senaryo mu işleyecekti. Yine bir sürü egosal sorular:) düştüm illüzyonların içine:)

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Tanrı Öğretmenlerinin Öğrencileri
« Yanıtla #1 : 18 Haziran, 2017, 08:55:59 »
Merhaba sevgili Bensiz, tanrı öğretmenlerinin öğrencileri kısmını okuyordum ve aklıma takıldı.

3. Zamanın dünyası illüzyonların dünyasıdır. Çok uzun zaman önce olan, şimdi oluyor gibi görünür. Uzun süre önce alınan kararlar hala açık ve alınması gerekir gibi görünür. Öğrenilmiş ve anlaşılmış ve uzun zaman önce geçmiş olan şey, yeni bir düşünce gibi görülür, taze bir fikir gibi, değişik bir yaklaşım gibi. İraden özgür olduğundan, çoktan olmuş olanı kendin seçtiğin bir zamanda kabul edebilirsin ve ancak o zaman onun çoktan tüm zamanlarda olmuş olduğunu fark edeceksin. Kursda vurgulandığı gibi, öğretim planını seçmek senin iradende değil, hatta onu öğreneceğin şekil bile senin seçimin değil. Ancak sen, onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün. Ve onu kabul ettiğinde o çoktan
öğrenilmiş olacak.

Burada 'ancak sen,onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün' diyor. Bu durum o halde senaryomdan bağımsız işliyor sanırım. Eğer öyleyse neden bize böyle bir irade verildi? Neden bu durum özgür bırakıldı. Şimdi öğrenci olmayı seçmemiş olsaydım farklı bir senaryo mu işleyecekti. Yine bir sürü egosal sorular:) düştüm illüzyonların içine:)

Hayır Deniz...
Senaryondan bağımsız işleyen hiçbir şey yok. Her şey her an tam olması gerektiği gibi oluyor. Unutmayalım; bizler bu dünyada ikiyiz. Biri egobenlik, diğeri özbenlik içeren bölünmüş bir zihinle yaşıyoruz rüyada. Özbenliğin kurtuluşa ihtiyacı yok. O hiçbir zaman değişmedi. Egobenliğin de aslında kurtuluşa ihtiyacı yok çünkü o asla varolmadı. Bizler bu dünyada sadece etkiyiz, sebep değil. Kurtuluşa ihtiyacı olan şey ve sebep olan rüyacı. Rüya görenin uykudan uyanmasıyla kurtuluş tamamlanır. Mucizeler Kursu, her şey çoktan oldu bitti ve bizler sadece çekilmiş bir filmi izler gibi yaşamlarımızı yaşıyoruz film izlediğimizin farkında olmadan, der.

Bu şuna benzer:
Bir bilgisayar oyunu yazılmış gerçekliğin içinde ve oyuncu hem yapımcı hem de tüm senaryoları yazan kişi. Oyunu oynarken gerçeklikten kopmuş ve hipnoz altında gibi kendi yazdığı oyunu (dünya ve yaşamlar) gerçekmiş gibi oynuyor ve figürlerine roller veriyor. Ve herbir figür programı doğrultusunda rolünü yerine getiriyor. Ve bu oyun bilgisayarın içinde hipnoz altında olan oyuncu tarafından oynanırken gerçeklikteki sağlıklı KUTSAL ZİHNİ onun hipnozdan kurtulması için oyuncunun zihninde aktif ve ona sesleniyor. Bize bizim dışımızda irade veren ve seçin diyen bir güç yok. Biz rüyacının ürünleriyiz ve Özbenliğimizde O'YUZ. Ama dünya sahnesinde yazılmış senaryoların nasıl işlediğini ve kimin ne zaman hangi seçimi yaptığını öğrendiğimizde, bu sadece tutsak zihnimizin özgürleşmesine götürür ki, bizler bu rüyanın gerçekliğine inanmaktan vazgeçelim. Çünkü bunu yapmadığımız sürece kurtuluş imkansız olur. Unutmayalım; rüyacı TANRI OĞLU ve onun gücü TANRI'NINKİ gibi. Ve bu rüya her ne kadar gerçek dışı da olsa, TANRI OĞLU'NUN bir parçası bu rüyaya sığınmış ve ONUN bu rüyadan vazgeçmesi gerekiyor ki, oyun bitsin.

Kursda, "Çok uzun zaman önce olan, şimdi oluyor gibi görünür. Uzun süre önce alınan kararlar hala açık ve alınması gerekir gibi görünür" diyor. Bu cümleleri sindirmek gerek. Alınmış bir kararın hala alınması gerekir gibi görünür derken aslında sorunun cevabı verilmiş olur. Ama nasıl ve ne zaman ve nerede diye sorar şaşkın ego zihnimiz. Bazen bırakmak gerekir mantıklı cevap aramayı. Bu tür cevaplar entellektüel yolla anlaşılmaz her ne kadar uğraşsak da. Böylesi verilen her cevap başka bir soruya yol açar. Sonsuz bir döngü. Ama bıraktığımzda kendiliğinden bir idrak açılır bu dünyadan olmayan. İşte oraya varmalıyız.

Bilmem ne kadar anlatabildim.  :o ::) :)

Bu benzetmeler sadece bir yaklaşım Deniz. Olmayanın nasıl olmuş gibi göründüğünü anlatmanın mümkün olmadığını kurs vurgular. Bu doğruyu deneyimlemek gerek.

 

Çevrimdışı Deniz089

  • Newbie
  • *
  • İleti: 29
Ynt: Tanrı Öğretmenlerinin Öğrencileri
« Yanıtla #2 : 19 Haziran, 2017, 06:10:38 »
Artık bırakıp sadece seyirci gibi izlemek kalıyor geriye. Tüm kalbimle teşekkür ederim, çok iyi anladım yazdıklarını :)