Gönderen Konu: Ben dünyanın kurtuluşu için geldim  (Okunma sayısı 216 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Ben dünyanın kurtuluşu için geldim
« : 01 Temmuz, 2017, 10:30:43 »
Soru: Ben dünyanın kurtuluşu için geldim ne demek?

Cevap:

Mucizeler Kursu'nda ilişkilere yönelik, özellikle ilişkilerin doğru algılanması gerektiği yazar.
Ve, her ilişkinin BABA ve OĞUL arasındaki ilişkiyi yansıttığı belirtilir. Vurgulayalım: her ilişkinin! Neden mi?
Çünkü, sadece bir ilişki içinde ancak bir sebep oluşturabilirsin. İlişkin yok ise sebep de yoktur. İllüzyoner düşünceler dahi sadece bir ilişki içinde oluşur. Bunu anlamak için ders 319'a göz atalım:

Alıntı
Ben dünyanın kurtuluşu için geldim.

1. İşte burada bütün kibirin içinden kaldırıldığı ve sadece hakikatın geriye kaldığı bir düşünce. Çünkü, kibir hakikate karşı gelir. Ama kibir olmadığında hakikat hemen gelir ve egonun yalanlar ile işgal etmediği alanı doldurur. Sadece ego sınırlandırabilir ve bundan dolayı kısıtlı ve sınırlayıcı hedefler aramalıdır. Ego, birinin kazandığını bütünlüğün kaybetmesi gerektiğini düşünür. Ama yine de, birinin kazandığının herkese verildiğini benim öğrenmem TANRI'NIN İRADESİDİR.

2 BABA; SENİN İRADEN bütündür. Ve ONDAN doğan hedef ONUN bütünlüğünü paylaşır. Dünyanın kurtuluşu haricinde bana hangi başka hedefi vermiş olabilirsin ki? Ve benim ÖZBENLİĞİMİN SENİNLE paylaştığı İRADE haricinde hangi başkası olabilir ki?

Mucizeler Kursu, Çalışma Kitabı Ders 319 – Çeviri: BenSiz

"Ben dünyanın kurtuluşu için geldim" ne demek? Bunu anlamak için rüyanın başına dönmeliyiz.
Başı neydi? MESİH ve BABASI ile bir olan sen, bir anlık bir rüyada senin zihninin TANRI'NIN ZİHNİNİN bir parçası olmadığını gördün. Sadece senin zihnin gerçekti artık...
Ve bu anda tüm dünyayı rüyada gördün. Tüm zamanları ve mekanları sen yaptın. Tüm yaratılış hikayesini sen yazdın. Tüm yasaları sen koydun. Bu rüyanın göreni sen oldun. Mucizeler Kursu sana ne der? Rüya görenin kendisi rüya oldu, MESİH'İN kendisi Adem oldu. Senin için artık sadece Adem gerçekti. MESİH ise senin dışında BABASI ile olandı. Adem babasız bir MESİH idi artık. Ve burada rüyanın ikinci evresi başlar. Adem, dünyanın tanrısı ve yaratını olarak babasının tahtını ele geçirdiğini görür ve böylece tek tanrı olur. Rüyasında kendi zihninin emrinde suları topraktan, ışığı karanlıktan ayırır ve dünyayı yaratıklarla doldurur. Sonra bir bakar ki kendisi yalnızdır. Ve burada rüya gören Adem rüyanın kahramanı olarak rüyanın içindeki Adem olur, yani rüyacı rüyanın kendisidir artık. Onun kadın ya da erkek olması önemsizdir çünkü her ikisi de değildir. O sadece babasını inkar eden ve rüyada kendine babasız bir dünya yaratan oğul, bir zihin yanılgasıdır. TANRI'NIN gerçekliğinde asla olmayan yanlış bir düşüncedir. Ama kendi rüyasında gerçek gibi olduğundan bu süreç yanılgılarla dolu içinde olan her zihinde her an yenilenir. Şimdi rüyanın ikinci evresi başlar. Burada Adem rüyanın kahramanı, başrol oyuncusu olarak senaryosu gereği yaratılış hikaysi yazar ve kendi kemiğinden kendine bir eş yaratır yalnız olmamak için. Böylece bir ilişki yaratarak kendi gerçekliğine bir sebep vermiş olur. İlişki içinde çoğalmak TANRI'NIN yasası değildir ama kendini tanrı yapan Adem'in yaratmak için tek seçeneğidir ayrılıklar dünyasında. Şimdi artık rüyanın içinde evrim başlamıştır. Rüya gören Adem böylece kendini rüyada bölmüş olur ve Adem ile Havva'yı yapar. Kendisi ise artık dünyanın tanrısıdır dışardan dünyayı izleyen. Rüyadaki kahramanları onun senaryosunu oynayan figuranlardır.

İkili olan her şey rüyaya gerçelik verir. Bunun bedeli TANRI'YI inkar etmektir çünkü, artık onun birliğinden düşmüştür ikilik yapan Adem. Kendi kaynağını inkar ederek bir rüyanın içinde kaybolmak korkunun ta kendisidir ve dünya korkunun beşiği olur. Korkulu rüyaların beşiği... İşte Adem'in, kendi gerçekliğini unutan ve kendine tanrılık tahtı kurduğu bir dünya yapan TANRI OĞLU'NUN uyanması gereken rüya budur. Bu rüyadan uyanışa İsa MESİH'İN gelişi der. Ama egonun dünyasında sanki zembille gökten inecek bir cisim gibi inanılır bu cümleye ve nice hikayeler yazılır semavi dinlerde. TANRI'NIN hakikatında cisimlerin bir anlamı yoktur. O RUH Olarak KENDİSİ gibi RUH yaratır. Ve YARATTIKLARI asla ONU terkedemez çünkü daima ONUN İÇİNDEDİRLER. Kendini bir cisim, bir beden olarak algılayan herkes bu rüyada esirdir ve kurtuluş ancak bu inancı terketmekle mümkün olur.