Gönderen Konu: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?  (Okunma sayısı 367 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« : 11 Temmuz, 2017, 21:50:15 »
Dinleyici: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?

Krishnamurti:

Ne yazık ki kolay yol yoktur, çünkü Tanrı'yı bulmak en zor, en meşakkatli şeydir. Tanrı adını verdiğimiz varlık zihnin yarattığı bir şey değil mi? Zihnin ne olduğunu biliyorsunuz. Zihin zamanın sonucudur ve her şeyi, her yanılsamayı yaratabilir. Düşünce üretme, fantezi kurma, hayallere dalma yetisine sahiptir; sürekli biriktirir, eler, seçer. Önyargılı, dar, kısıtlı zihin Tanrı'yı tasavvur edebilir, kendi sınırlamalarına göre Tanrı'yı hayal edebilir. Kimi öğretmenler, din adamları ve sözde kurtarıcılar Tanrı vardır deyip onu betimledikleri için zihin o betimlemelere göre bir Tanrı imgesi yaratabilir ama o imge Tanrı değildir. Tanrı sizin zihinle bulamayacağınız bir şeydir. Tanrı'yı anlamak için önce kendi zihninizi anlamanız gerekir ki bu da çok zordur. Zira zihin çok karmaşıktır ve onuanlamak kolay değildir. Ne var ki oturup hayale dalmak, çeşitli esrimelere, yanılsamalara kapılmak ve sonra Tanrı'ya çok yaklaştığım sanmak gayet kolaydır. Zihin kendini çok fena yanıltabilir. Öyleyse Tanrı adı verilen varlığı sahiden deneyimlemek için zihnin tamamen sükûnete kavuşması gerekir ve bu da son derece zor bir şeydir. Yetişkin insanların bile bir türlü sessiz sakin oturamadıklarını, ayak parmaklarını kımıldatıp ellerini hareket ettirdiklerini hiç görmediniz mi? Fiziksel olarak sessizce oturmak bu denli zorken zihnin sessiz ve dingin olması ne denli zordur, siz düşünün. Bir gurunun peşinden gidip zihninizi dingin olmaya zorlayabilirsiniz ama zihniniz gerçekten dingin değildir. Tıpkı bir köşede tek ayağının üzerinde durmaya zorlanmış bir çocuk gibi rahatsızdır. Hiç zorlama olmadan zihnin tamamen sessiz olması büyük bir sanattır ve ancak o zaman Tanrı adı verilen varlığı deneyimleme olanağı doğar.

Çevrimdışı chris

  • Newbie
  • *
  • İleti: 5
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #1 : 17 Ağustos, 2017, 01:27:01 »
Çok eski, fakat her zaman için enteresan bir soru.

Ani cevap şu olabilir: aramayacaksın

Nasıl? Yeterince kolay mı?

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #2 : 20 Ağustos, 2017, 10:08:33 »
Çok eski, fakat her zaman için enteresan bir soru.

Ani cevap şu olabilir: aramayacaksın

Nasıl? Yeterince kolay mı?

Aslında evet.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #3 : 20 Ağustos, 2017, 10:09:24 »
Buddha 2500 yıl önce ''Benlik her türlü düşmanlığın, haksızlığın, iftiranın, arsızlığın, hırsızlığın, soygunculuğun, zûlmün ve kan dökmenin başlangıcıdır'' demiş.
Aynısını İsa, LaoTzu, Meister Eckhart, Krishnamurti, Eckhart Tolle ve daha saymakla bitmez nice aydınlanmış insanlar söylediler. Başka kelimelerle, başka ifadelerle...

Ancak hala insanlığın % 85'i - doğru okudun - bırak aydınlanmayı, bu benlik kavramının ne olduğunu dahi sorgulamıyorlar yaşamları boyunca. Bilginin kolaylıkla ulaşılır ve sayısız teknolojik imkanların var olduğu 21. yüzyılda aydınlanmanın daha kolay olması gerektiğini düşünebilir insan. Gerçek bu değil. Realitemizde bunu izlemiyoruz. Spiritüel konulara merakı olan insan sayısı artmakta ama aydınlananların sayısı artmadı. Hala bir avuç insan varıyor ışığın refahına.

Neden? Çünkü, egonun tüm mevcut öğretileri kendi hayrına göre saptırmasından, gerçekleri bükerek kendine uyumlu hale getirmesinden dolayı nerdeyse geçilmesi imkansız bir kargaşa içinde buluyorlar kendilerini çözüm arayan zihinler. Oysa hakikat basittir. Hakikat karışık değildir. Hakikat karşıtsızdır. Ego ise sunduğu gerçeği bulma yöntemlerini nerdeyse bir ömürlük yapılması gerekenler listesi olarak sonu gelmez terapilerle ve tekniklerle donatmış.

Ego der ki, "ARA ama asla BULMA!" İşte insanlar arıyor ve bulamıyor çünkü, arayan ego olduğundan ve çoğunluk tarafından esaslı bir biçimde sorgulanmadığından gücünü ve hükmünü kaybetmiyor. Sadece spiritüelleşmiş bir ego olarak hayatlara yön veriyor. Bir maske çıkartılıyor başka bir maske takılıyor. Ama hiçbir yere varılmıyor. Kendini temelden sorgulamadan, her şeyden vazgeçmeden, tüm testinin içini boşaltmadan hakikate ulaşmak mümkün değil. Birçoğu kendini paradoksların içinde kaybetmekte ve ne yapsada karanlığın içinden çıkamamakta. Sendeleyerek bir yöntemden diğerine geçerek, doğruyu olmadığı yerde aramakta. Arayanları kandırmak ve avutmak için çok başarılı bir sistem kurdu ego kendi kraliyeti olan bu dünyada ve aydınlık adına yola çıkanlar onun müritleri olduklarından bihaberler çoğu kez.

Tanrısal öz karşıtsızdır ve paradoksu bilmez. Fakat yöntemlerin çoğu egoyu silmekten ziyade egoyu daha güzel, daha iyi, daha etkin, daha başarılı bir şekle sokma gibi bir uğraş sarfettiklerinden, bu paradoksun önüne geçmeleri mümkün değil. Çünkü sorunu çözmeye çalışanın kendisi sorunun bir parçasıdır ve asla kendini yoketmeye gitmez. Örnek; bir polis işlenmiş bir cinayeti araştırıyor ama cinayeti işleyen kendisidir. Kendine karşı araştırma yapmaması en doğrusudur kendi açısından. Hatta aksine, olayı karıştırmak için elinden geleni yapacaktır ve yapmakta da. Ancak başka bir polis cinayeti çözebilir. Bu diğer polisi bulmak gerekir önce.

Dışarda değil, kendi içimizde...

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
İNZİVANIN GÜCÜ
« Yanıtla #4 : 21 Ağustos, 2017, 11:37:43 »
Çivi çiviyi söker diye bir deyim vardır. Severim onu. Hayatın birçok alanında doğruluğunun kanıtları ile karşılaştım. Örneğin Hemoopati dalında hastalığın belirtileri ile bir bitkinin belirtilerinin benzer olmasından dolayı o bitkinin ilaç olarak uygulanması ve hastanın iyileşme sürecinin doğal olarak hızlandırılması gibi...

Analog olarak ayrılık düşüncesine ve bu dünyanın temel ilkesine karşı ilaç olarak inzivaya çekilmek ve dünyanın kargaşası, manipulasyonu, esir alması ve yönlendirmesine son vererek zihnimizi geri çekmenin iyi geldiğini şahsen tecrübe ettim. İnzivaya çekilmek de bir nevi ayrılık yaratmaktır. İnsanlardan, ortamlardan, meşgalelerden, ilişkilerden, kalabalıklardan, muhabbetlerden, sürekli ulaşılır olmaktan, olayların  içinde sürüklenmekten, kavgalardan ve kederlerden olduğu gibi bencilliğin beşiğinde doğmuş sevgilerden, acımalardan, paylaşımlardan, beklentilerden ve saçma sapan beyin ve akıl akrobatikliğinden uzaklaşmak kendine, dolayısıyla TANRI'YA yakınlaşmaktır. TANRI boş bir zihinde ifşa olur. Boşluk ise inzivanın ve, izin verirse zihin kendine, beraberinde sessizliği de getiren büyük bir armağanıdır her bireyin kendine verebileceği.

Nasıl yaparım? Olmaz. Mümkün değil. Şartlarım uygun değil. Ve benzer sebeplerle dünyanın sahnesinde rolünü oymaya devam edenler çoğunlukta. Ama bazen bazıları, yeter artık! diyerek yaşamlarında kukla gibi oynadıkları oyunun iplerini keserek, bazen "felaket" sonucuyla olsa da, tek istedikleri TANRI olduğunu vurgulayarak, inzivaya çekilirler. Sonsuz değil, belli bir süreliğine. Ve bu süre inzivanın gerçek tadını, ebediyetin inanılmaz sonsuz nefesini almaya yetiyorsa eğer, o kişi inzivanın başında yola çıkan kişi değildir artık inzivadan tekrar dünyaya döndüğünde. Böylece çivi çiviyi söker misali, ayrılık düşüncesinden iyileşmek için ayrılmak gerekir ayrılığı her an yeniden yaratan ve her seferinde daha da güçlü kılan ayrılığın efendisinden ve kraliyetinden.

İnzivanın ve sessizliğin tadını bilmeyen zihin anlayamaz şeylerle ve mahlukatlarla, zıtlıklarla ve yargılarla dolu bir zihnin Tanrı'sız bir zihin olduğunu. Böylesi dolu bir zihnin Tanrı'yı anlamaya ve anlatmaya çalışması, ona nasıl erişileceği konusunda varsayımlar üretmesi,  asla ışığı görmemiş bir körün ve yolu gitmemiş bir topalın, çağrıyı duymamış bir sağırın ışığı anlamaya ve anlatmaya çalışması kadar garip, hatta budalaca bir uğraş olduğunu söylemek dahi Tanrı'nın gücünü inkâr etmeye yarar aslında. Çünkü her budalanın er ya da geç, günü geldiğinde ve şartları hazır olduğunda, Tanrı'nın birliğinin tadını alması kadar doğal bir gelişme olamaz bu dünyada. Akıl, bu son gibi görünen ama ilk olan karşılaşma ve bilmenin beşiğinde ilk ve son nefesini alır ve verir.  Hatta, aldı ve verdi.

Ama bizim zamanı hızlandırmak gibi bir yeteneğimiz var rüya olan bu dünyada. Sonra değil şimdi diyerek o birlik zamanını öne çekme yeteneği. Bu da inzivaya çekilme kararı vererek bazen asırları aşmamıza sebep olabilir.

Çevrimdışı Deniz089

  • Newbie
  • *
  • İleti: 29
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #5 : 21 Ağustos, 2017, 20:29:13 »
Mucizeler kursu öğrencesi niçin dua eder? Ve şükür etmek hep çok önemli diye yaşadık şimdiye kadar daha iyi bir yaşam için. Dünya hayatında zaten herşey çoktan olup bittiğine göre sevgili Bensiz Mucizeler kursunu  yıllardır uygulayan birisi olarak sizin yaşam sahnenizde dua ve şükürün önemi nedir çok  merak ettim, bana çok yardımcı olacaktır yorumlarınız.❤️

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #6 : 22 Ağustos, 2017, 10:18:53 »
Mucizeler kursu öğrencesi niçin dua eder? Ve şükür etmek hep çok önemli diye yaşadık şimdiye kadar daha iyi bir yaşam için. Dünya hayatında zaten herşey çoktan olup bittiğine göre sevgili Bensiz Mucizeler kursunu  yıllardır uygulayan birisi olarak sizin yaşam sahnenizde dua ve şükürün önemi nedir çok  merak ettim, bana çok yardımcı olacaktır yorumlarınız.❤️

Sevgili Deniz089...

Farkında mısın? Bu dünyada istisnasız hepimiz her an bir nevi dua ederiz. Ateistler bile bunu yapar. Dualarımız sürekli isteklerimize, korkularımıza, arzularımıza medyum olur. Dindar insanlar dualarının kabul olmasını yaratan güçten isterler. İnanmayanlar bir şekilde kendi kendilerine telkin edercesine isteklerini veya arzularını tekrarlayarak gerçekleşeceğini ümit ederler. Ama bu tür duaların %99' unun kendimize karşı yaptığımızı anlamayız. Çünkü tüm duaların arkasında yetersizlik, kabulsüzlük, reddediş, beklenti, korku, nefret, arzu ve kişisellik yatar. Şems'in bir sözü vardır:

Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadı diye şükredersin.

İşte bu anlamda biz insanlar isteklerimiz açısından bile her an çelişkili mahlukatlarız. Oysa tek bir dua yeter insana: Teşekkür ederim...
Neden? Çünkü, TANRI beni kendi gibi yarattı ve ben bunu şükür ile kabul ederek dünyada tüm varmış gibi görünen sorunlarımın anında sona ermesini sağlarım. Çünkü ben zavallı bir insan değilim, sürekli her gün ölüm dehşeti yaşayan ve korkular içinde kıvranan. Bu zavallı yaratık benim özümün bir rüyası ve ben o ÖZ olarak asla ne bu dünyadayım ne de bu dünyadan. Benim tek arzum TANRI ile birlik olduğundan ve ONU asla terketmediğimden zaten gerçekdir. Teşekkür ederim TANRI'M beni asla terketmediğin için ve beni kendin gibi yarattığın için... Hepsi bu.

Mucizeler Kursu'nda duanın yaratanla yaratılanın arasında bir medyum olduğunu öğreniriz. Yani bizim TANRI ile iletişim kurma yolumuzdur dua. Bu yol ama tek yönlüdür. TANRI bizlerden habersiz ve dualarımıza yanıt vermez. Bu nedenle dua, rüyaya düşmüş olan zihin parçamızın dua yoluyla tekrar kendi ÖZvarlığını hatırlamasını sağlamak için bir araçtır sadece. Duanın kendisi de sonuçta bir illüzyondur. Tıpkı affediş gibi. İhtiyacımız olduğu sürece duaya başvururuz. İhtiyaç bittiğinde dualar da biter. İhtiyaç ne zaman biter? Uyandığımızda...

 8)

Çevrimdışı Deniz089

  • Newbie
  • *
  • İleti: 29
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #7 : 22 Ağustos, 2017, 21:23:41 »
Yorumlayışınız aklıma Hooponopono' yu getirdi. Sürekli arınmak için 'seni seviyorum, teşekkür ederim' demek yeterli. İçimden sık sık tekrar ederim ve beni rahatlatır. Ben de size teşekkür ederm sevgili Bensiz. ❤️😘

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 196
Ynt: Tanrı'yı bulmanın en kolay yolu nedir?
« Yanıtla #8 : 25 Ağustos, 2017, 11:30:28 »
Yorumlayışınız aklıma Hooponopono' yu getirdi. Sürekli arınmak için 'seni seviyorum, teşekkür ederim' demek yeterli. İçimden sık sık tekrar ederim ve beni rahatlatır. Ben de size teşekkür ederm sevgili Bensiz. ❤️😘

❤️ ❤️ ❤️