Gönderen Konu: KURS ÖĞRENCİLERİ  (Okunma sayısı 246 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gezgin

  • Ziyaretçi
KURS ÖĞRENCİLERİ
« : 01 Ağustos, 2017, 13:49:23 »
Merhaba
Bensiz’in bugünkü ''Bu dünyaya gelen herkes deli''yazısını okuduğumda Kursu bırakma eğilimi içinde olan öğrencilerden bahsedildiğini gördüm, ben de bir şeyler yazmak istedim..
Mucizeler Kursu öğrencisiyim, sadece derslerin çevirisi var elimde yani diğer iki kitap yok  220.dersteyim.Derslere devam ederken VARLIK ALANINDA ya da spontan bir biçimde deneyimler yaşadım/yaşamaktayım da,derslerin bir kısmında kelimelerin ötesindeki/ kastettiği içeriği deneyimledim ve bu gerçekten inanılmaz!yani zihnin bunu anlaması bazı durumlarda neredeyse imkansız! lakin bunlar oluyor,dersler sadece  bir araya getirilmiş kelime öbekleri, yazılı bir metin değil çok çok daha fazlası!...yalnız bu deneyimleri de birileri ile paylaşmak gibi bir ihtiyaç,bir istek  olmadı,nedenini ise bilmiyorum daha bilemediğim pek çok şey gibi…sadece sessizlik..
Şu an içinde bulunduğumu sandığım durum hiç de öyle  güllük gülistanlık değil mesela.İnsan kılığında CENNET BAHÇESİ’ne göz atmaya izin verilip(ki bu kursun dersleri sayesinde oldu),sonra yine yoksul/ ego benlik haline dönüş, insan doğam içinde büyük bir acı yaratıyor. Bu dünya rüyasının içinde olmak benim için katlanılmaz hale gelmekte.Ama tüm bunların ne demek olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.Ve geri çekilip kendimi,zihnimi KUTSAL RUH’un Rehberliğine bırakıyorum.
Ben arkadaşlarıma/kardeşlerime kursu bırakmamalarını tavsiye ederim,bu kurs egoya hiçbir şekilde taviz vermeden öğretiyor! orası kesin.Nereden mi biliyorum :Kendimden
Sahte benliği ayakta tutan düşünceleri bu kadar kısa sürede yıkmak için bundan daha etkili  bir yol sanırım yok.


Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: KURS ÖĞRENCİLERİ
« Yanıtla #1 : 01 Ağustos, 2017, 18:41:24 »
Merhaba
Bensiz’in bugünkü ''Bu dünyaya gelen herkes deli''yazısını okuduğumda Kursu bırakma eğilimi içinde olan öğrencilerden bahsedildiğini gördüm, ben de bir şeyler yazmak istedim..
Mucizeler Kursu öğrencisiyim, sadece derslerin çevirisi var elimde yani diğer iki kitap yok  220.dersteyim.Derslere devam ederken VARLIK ALANINDA ya da spontan bir biçimde deneyimler yaşadım/yaşamaktayım da,derslerin bir kısmında kelimelerin ötesindeki/ kastettiği içeriği deneyimledim ve bu gerçekten inanılmaz!yani zihnin bunu anlaması bazı durumlarda neredeyse imkansız! lakin bunlar oluyor,dersler sadece  bir araya getirilmiş kelime öbekleri, yazılı bir metin değil çok çok daha fazlası!...yalnız bu deneyimleri de birileri ile paylaşmak gibi bir ihtiyaç,bir istek  olmadı,nedenini ise bilmiyorum daha bilemediğim pek çok şey gibi…sadece sessizlik..
Şu an içinde bulunduğumu sandığım durum hiç de öyle  güllük gülistanlık değil mesela.İnsan kılığında CENNET BAHÇESİ’ne göz atmaya izin verilip(ki bu kursun dersleri sayesinde oldu),sonra yine yoksul/ ego benlik haline dönüş, insan doğam içinde büyük bir acı yaratıyor. Bu dünya rüyasının içinde olmak benim için katlanılmaz hale gelmekte.Ama tüm bunların ne demek olduğunu her geçen gün daha iyi anlıyorum.Ve geri çekilip kendimi,zihnimi KUTSAL RUH’un Rehberliğine bırakıyorum.
Ben arkadaşlarıma/kardeşlerime kursu bırakmamalarını tavsiye ederim,bu kurs egoya hiçbir şekilde taviz vermeden öğretiyor! orası kesin.Nereden mi biliyorum :Kendimden
Sahte benliği ayakta tutan düşünceleri bu kadar kısa sürede yıkmak için bundan daha etkili  bir yol sanırım yok.

Paylaşımın için teşekkürler. Yazıyı bilmeyen arkadaşlara bağlantı:
http://www.flameofsophia.com/index.php/2-guen-dem/528-bu-duenyaya-gelen-herkes-deli

Kendini nasıl hissetiğin konusunda seninle empati içindeyim. Ama merak etme; hepsi geçecek. Acı çekmen hala bedenin seni sınırladığına inandığından. Bedenin sadece bir iletişim aracı olduğunu kabul ettiğinde bu haller daha çekilir olur. Dünyadan ve herkesten bir bıkkınlık hissi oluşması doğal. Ne de olsa vırvır ve safsatalarla dolu bir dünyadayız ve bizler saçmalıklarla dolu mahlukatlarız. Ama diğer taraftan gördüğümüz her şey sadece bir rüya. Ben senin bulunduğun evreyi şu benzetmeyle açıklamaya çalışıyorum:

Rüyada rüya gördüğünü anlayan rüyacı rüyanın gidişatını değiştiremeyeceğini anlar ilkin. Sonra buna sinirlenir. Ama bakar ki, sinirlenmek de saçma. Böylece izlemeye karar verir. Umursamaz ve tepkisiz kalmaya çalışır. Bu, rüyanın sakin dönemlerinde kolay olur ama biraz korkulu dönemlere vardığında yeniden "eski" hal öne çıkar. Ama rüyacı rüyanın rüya olduğunu bildiğinden, kısa sürede sakinleşir ve teslim olur. Kime teslim olur? Uyanacağı zaman gerçekten olduğu şeye... Bunu kesin bilmese de, onun varlığına inanır.

 ;)


Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: KURS ÖĞRENCİLERİ
« Yanıtla #2 : 01 Ağustos, 2017, 19:51:29 »
Mucizeler Kursu'nu uygularken, önemli bir hususa parmak basmak isterim. Mucizeler Kursu bizleri zihinsel alanda eğitiyor ve bedenin gerçek olmadığını vurguluyor. Mucizeler Kursu'nun beden boyutunda herhangi bir eğitimi yok. Hani nefes al nefes ver, takla at, tek bacak üstünde dur, şarkı söyle, dans et, zıpla falan gibi...
Ama bu dünyada (rüyada) olmanın bedensel boyutu var ve onu inkar etmek aptallık olur. Çünkü hala buradayız ve hala kurtuluş planı içinde bir rolümüz var yerine getirmemiz gereken. İncil'de şöyle bir aktarım var:

Sezar’ın Hakkı Sezar’a
15  Bunun üzerine Ferisiler çıkıp gittiler. İsa’yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla düzen kurdular.
16 Hirodes yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri İsa’ya gelip, “Öğretmenimiz” dediler, “Senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın.
17 Peki, söyle bize, sence Sezar’a vergi vermek Kutsal Yasa’ya uygun mu, değil mi?”
18 İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, “Ey ikiyüzlüler!” dedi. “Beni neden deniyorsunuz?
19 Vergi öderken kullandığınız parayı gösterin bana!” O’na bir dinar getirdiler.
20 İsa, “Bu resim, bu yazı kimin?” diye sordu.
21 “Sezar’ın” dediler.
O zaman İsa, “Öyleyse Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını Tanrı’ya verin” dedi.
22 Bu sözleri duyunca şaştılar, İsa’yı bırakıp gittiler.
İncil, Matta 22


Bu söz hala geçerli. Dünyada gereksinimleri yerine getir ve sorumluluğunu taşı; ve ruh sağlığın için TANRI'YA, kursda KUTSAL RUH'A yönetimi ver.

Bu iki boyutu karıştırmadan ve birbirinin yerine geçirmeden kursu okumayı öneririm...

 8) ::)