Gönderen Konu: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM  (Okunma sayısı 813 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« : 09 Şubat, 2017, 17:13:39 »
Bu dünyada mutlu, başarılı ve sağlıklı olmaya çalışarak veya ün, şan, para ya da herhangi bir meslek sayesinde hayatın anlamını bulabileceğini düşünen Mucizeler Kursu öğrencileri kursu anlamamışlar. Şifanın gerçekleşebileceği tek bir düşünce var:

Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM.

Kurs bize, "düşünceni değiştir, hayatın değişsin; sağlıklı ve başarılı ol; kendin ol" falan filan demiyor. Kurs bize "düşünceni değiştir ve bu dünyadan kurtul onu da kurtararak" diyor. Özelliğin her şekli TANRI'YI ve dolayısıyla ÖZBENLİĞİNİ inkar etmektir.
Dünya gibi internet ortamları da egonun cirit attığı masallar âlemi. "Doğruyu al, kafana göre değiştir ve yeni bir doğru olarak sat" hesabı ile ezoterik maskaralığın oyun bahçesi olmuş. Buradan kursu ciddi bir şekilde anlamak isteyenlere kursun kendisinden düzeltmeler yollamak isteriz. Neticede kurs bir düzeltme programıdır bizleri yanılgılardan arındırmak için işleyen. Farkındalık, gelişigüzel onu bunu beğenmek ile değil, her şeyi sorgulayarak ve doğruyu deneyimleyerek gelişir.

Birçok kişi bu tür uyarmalardan rahatsız olur. Ama dönüşüm zaten "rahatsız" olmaktır; sarsılmaktır; "yıkılmaktır". Süslü sözlerle, cicili bicili ama gerçek olmayan bilgeliklerle geçirecek vaktimiz yok. Mucizeler Kursu'nu kendine yol edinen her öğrenci er ya da geç bu gerçeği anlar.
......

Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM.

1. İşte burada dünyanın esaretinden kurtuluş ilanın. Ve burada tüm dünya da özgür kılınır. Sen TANRI OĞLU için dünyaya gardiyan rolü verdiğinde ne yaptığını görmedin. O, kötü ve korku dolu, gölgelerden korkan, cezalandırıcı ve vahşi, tüm akıldan yoksun, kör ve nefretten delirmiş şeyden başka ne olabilirdi ki?

2. Ne yaptın bunun senin dünyan olması için? Ne yaptın bunun senin gördüğün şey olması için? Kendi KİMLİĞİNİ inkar et ve tam budur geriye kalan. Sen kaosa bakıyorsun ve bunun sen olduğunu ilan ediyorsun. Bunu sana doğrulamayan hiçbir görüntü yoktur. Senin içinde ve dışında kırılganlığından bahsetmeyen hiçbir ses, aldığın ve seni ölüme yakınlaştırmayacak gibi görünen hiçbir nefes, beslediğin ve gözyaşları içinde çözülmeyen hiçbir umut yok.
[...]

Mucizeler Kursu, Çalışma Kitabı Ders 191.1-2 | Çeviri: BenSiz

Çevrimdışı Gökçe

  • Global Moderator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
  • SEVGİ, umut, iman
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #1 : 10 Şubat, 2017, 11:54:28 »
Konuyla doğrudan alakalı değil belki ama sen ayartmalarla hala sık sık karşılaşıyor musun BenSiz? Farkında bile olmadan ayartmalara kendini kaptırdığın ve sonradan fark ettiğin oluyor mu? Yani kursun kıdemli öğrencisi hatta öğretmeni olduğun için soruyorum bunu... Kursta sebatla ilerledikçe egonun kışkırtmaları azalır mı? Hala her an tetikte misin, düşüncelerini izliyor musun?

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #2 : 10 Şubat, 2017, 12:12:51 »
Konuyla doğrudan alakalı değil belki ama sen ayartmalarla hala sık sık karşılaşıyor musun BenSiz? Farkında bile olmadan ayartmalara kendini kaptırdığın ve sonradan fark ettiğin oluyor mu? Yani kursun kıdemli öğrencisi hatta öğretmeni olduğun için soruyorum bunu... Kursta sebatla ilerledikçe egonun kışkırtmaları azalır mı? Hala her an tetikte misin, düşüncelerini izliyor musun?

Ben her an tetikdeyim Gökçe. Ve her an karşılaştığım her şeye sorgularcasına yaklaşırım. Bu bir alışkanlık oldu diyebilirim. Dünyayı bir yandan umursamaz bir tutumla izliyorum, diğer yandan da sürekli "bu doğru mu yanlış mı" diye sorguluyorum.

Kendimi "yoğun duygusal tepki" veya dirençler ile yakaladığımda geri çekiliyorum. Kursun cümlelerini tekrarlıyorum, zihnimi yatıştırıyorum. Böylece hisler durgunlaşıyor. Kurs ile ilgili kitaplarım her zaman elimin altında. Dünyam eskiye nazaran daha sessiz, daha durgun, daha yalnız. Ama genelde huzurlu ve eksiksiz. Örneğin televizyonda ya da internette tanık olduğum tüm "kötülüklere" rağmen.

Zamanın gereksinimlerini yerine getiriyorum. Bazen isteyerek bazen istemeyerek. Ama sıyrılmaya çalışmıyorum sorumluluklarımdan. Yazılarıma yansıttığım uyarılar insanların bana yönelttiği sorulardan kaynaklanır genelde. Veya tanık olduğum bir "durum".

Kursda ilerledikçe yalnızlığı ve sessizliği tercih ediyorum. İnsanların karmaşık dünyası bana pek uğramıyor. Genelde internet üzerinden iletişim içindeyim. Konuşmak bile bana fazla geliyor. Ama yazmak benim en kıdemli  :P :P :P uğraşım. Ve yazarken en çok kendim öğreniyorum. Bu bana bir kat daha huzur veriyor.


Çevrimdışı Gökçe

  • Global Moderator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
  • SEVGİ, umut, iman
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #3 : 10 Şubat, 2017, 16:14:46 »
❤️❤️❤️

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #4 : 10 Şubat, 2017, 17:49:44 »
❤️❤️❤️

Çevrimdışı Gökçe

  • Global Moderator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
  • SEVGİ, umut, iman
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #5 : 13 Şubat, 2017, 10:40:15 »
Bir de ben şunu hep merak ediyorum, saçma olacak ama olsun. Hep aklıma takılıyor:
Kenneth Wapnick kanserden ölmüş. Neden zihnini şifalandıramamış?

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #6 : 13 Şubat, 2017, 11:51:20 »
Bir de ben şunu hep merak ediyorum, saçma olacak ama olsun. Hep aklıma takılıyor:
Kenneth Wapnick kanserden ölmüş. Neden zihnini şifalandıramamış?

Güzel bir soru:  :D

Bu soru şuna benzer: neden İsa TANRI OĞLU ise gücünü kullanıp kendini çarmıhtan kurtarmadı?

Her ikisinin cevabı aynı prensibe dayanır: Beden ve ölüm yoktur!

Kenneth Wapnick sen ve ben gibi insanoğlu olarak bu dünyaya doğdu çünkü, o da bizler gibi TANRI'DAN ayrılık düşüncesini gerçek yapmaya çalışan ayrık bir zihnin projeksiyonudur. Şöyle açayım:

Ayrık zihin parçasının rüyasında Kenneth bir hayal, bir figüran. Kenneth'in yaşam senaryosu baştan sona kadar yazılmış ve değiştirelemez. Kenneth doğar yaşar ve ölür ve başına her ne gelecekse gelir, yapması gereken her ne yazılmışsa yapacaktır. Bu anlamda Kenneth olan figüran dünya sahnesindeki yaratılışını ayrık zihne yani egoya borçlu ama unutmayalım, her şeyin temelinde TANRI yatar. Bu anlamda Kenneth her ne kadar egonun/ayrık zihnin ürünü olsa da, KUTSAL RUH olan zihin parçası da Kenneth ile bağlantıdadır. Ve Kenneth'in KUTSAL RUH'U bu senaryo içinde rol almış ve Kenneth'i hakikatın çağrısına cevap verecek ve Mucizeler Kursu öğretmeni olacak olarak yazılmış. Kenneth senaryosunu yaşarken hiçbir zaman başka bir seçimi olmadı. Tıpkı senin ve benim ve herkesin gibi.

Ve ego rüyada kendine gerçeklik vermek için her figüranı öldürmeli. Onun yasası ölüm üzerine işler. Çünkü, eğer ölüm gerçekse beden ve ego da gerçektir. Ama ölümü reddedersen egoyu da reddetmiş olursun çünkü beden egonun kalesidir.  Ego, Kenneth'in ölümü için hastalığı yazmış. Her ne kadar Kenneth'in zihni Mucizeler Kursu sayesinde tamamen iyileşmiş olsa da, bedenin o hastalık evresiyle ölüme gitmesi rüyanın efendisinin yani egonun kanunu. Eğer senaryosunda bu hastalık beden boyutunda da iyileşecek olarak yazılsaydı önceden, öyle olurdu. TANRI'NIN gerçekliğinde ama hiçbir şey olmadı. Çünkü gerçeklikte hiçbir beden yok.

Mucizeler Kursu'nun şifa bulmuş bir zihnin ille bedensel boyutta sağlıklı olması gerekir diye bir kaidesi yok. Aksine, zihin şifalanır ama bu beden boyutunda belli olmayabilir. Kenneth senaryosunu tamamladı ve rüyadan çıktı. Kimbilir tekrar bu rüyaya girişinde kim olacak. Acaba tekrar gelecek mi yoksa karma çarkından tamamen kurtuldu mu? Bu sorular da illüzyoner. Rüya esirleri olan bizler için bu soruların anlamı var ama gerçeklikte tamamen anlamsızlar. Bir de şu var: karma çarkında dönen rüya figüranlarının bilinç düzeyi açısından yükselebileceği de rüyanın bir kanunu ve Kenneth daha yüksek bir seviyede tekrar gelebilir ve işlevini bıraktığı yerden devam ettirebilir. Dediğim gibi; kimbilir?

Helen Schucman'de kanserden ölmüştü. Yazdıklarımın aynısı onun için de geçerli. Onun KUTSAL RUH'U bize Mucizeler Kursu'nu verdi. Egosu ona kanseri verdi kendini teyit etmek için. Hakikat içinde bunların herhangi bir anlamı varmı ki? İsa çarmıhta öldü. Bedeni öldü. RUH'U her an her yerde.
Dolayısıyla der ki;
Alıntı
Boşuna öldüğümü öğretme. Senin içinde yaşadığımı göstererek ölmediğimi öğret.
Mucizeler Kursu, Metin Kitabı, Bölüm 11. VI.7

 :)


Çevrimdışı Gökçe

  • Global Moderator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
  • SEVGİ, umut, iman
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #7 : 13 Şubat, 2017, 13:18:57 »

Bu soru şuna benzer: neden İsa TANRI OĞLU ise gücünü kullanıp kendini çarmıhtan kurtarmadı?


Evet bunu da hep merak etmişimdir hatta bu kurstan tamamen bihaber olduğum zamanlarda bile :)
Ne demek istediğini anladım sanırım ::)
Bir de madem senaryo önceden yazılmış Mucizeler Kursu'nun birçok yerinde düşüncelerimizin hiçbirinin tarafsız olmadığının, başımıza geliyormuş gibi görünen her şeyin düşüncelerimizin birer sonucu olduğunun yazması bir çelişki değil mi?

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #8 : 13 Şubat, 2017, 13:33:29 »
Evet bunu da hep merak etmişimdir hatta bu kurstan tamamen bihaber olduğum zamanlarda bile :)
Ne demek istediğini anladım sanırım ::)
Bir de madem senaryo önceden yazılmış Mucizeler Kursu'nun birçok yerinde düşüncelerimizin hiçbirinin tarafsız olmadığının, başımıza geliyormuş gibi görünen her şeyin düşüncelerimizin birer sonucu olduğunun yazması bir çelişki değil mi?

Hayır, değil...
Mucizeler Kursu'nun iki anlam boyutu var. Biri egonun/dünyanın bakış açısından diğeri nondüal yani ikiliksiz varlık açısından. Kurs öğrencileri bu durumu genelde gözardı ediyorlar.

Bizler bu dünyada olduğumuza inandığımızdan, kurs bizi bulunduğumuz yerden alıp ileriye taşımalı. Bu dünya ikilikler dünyası ve bizler herhangi bir şeyin karşıtı olmadan düşünmüyoruz. Birini seçerek diğerini dışlayarak mantık yürütüyoruz. Bu nedenle sebep-sonuç ilişkisi de sadece bu dünya için geçerlidir ve TANRI'NIN gerçekliğinde yoktur. Yani egonun deli yasalarından biridir.
Dünya karşıtlar üzerine kurulduğundan, bizlerin da asla tarafsız düşünceleri olamaz. Ya birini ya diğerini seçmek mecburiyetindeyiz. Varlık anlayışında düşünce diye bir şey yok. Varlık sadece olmaktır ve düşünme eylemini içermez. Bu oldukça soyut bir açıklama oldu ama başka türlü nondüal olan şeyi düal şeyin içinde nasıl açıklarım bilmiyorum. Biz bu dünyada her şeye varmış gibi bakıyoruz. Kurs da bizim anlayacağımız bir şekilde bize doğruyu öğretmek için bizim araçlarımızı kullanmalı. Bu nedenle tarafsız düşüncelerin yok der. Ama madem düşünüyorsun, o halde bari doğru olanı, yani seni bu rüyadan uyanadırabilecek düşünceleri düşün diyor. Bilmem anlatabildim mi?
 ::)

Çevrimdışı Gökçe

  • Global Moderator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
  • SEVGİ, umut, iman
Ynt: Ben TANRI'NIN KENDİSİNİN kutsal OĞLU'YUM
« Yanıtla #9 : 13 Şubat, 2017, 13:37:50 »
Evet anladım  :) ❤️