Gönderen Konu: 2. ONLARIN ÖĞRENCİLERİ KİMLERDİR?  (Okunma sayısı 437 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
2. ONLARIN ÖĞRENCİLERİ KİMLERDİR?
« : 13 Aralık, 2016, 13:41:05 »
1. TANRI öğretmeninin her birine belirli öğrenciler tahsis edilir ve onlar ÇAĞRIYA cevap verdikten sonra öğretmeni aramaya başlarlar. Bu öğrenciler onun için seçildiler çünkü onun öğreteceği bu evrensel öğretim planının biçimi onların anlayış düzeyleri açısından kendileri için en iyi olandır. Öğrencileri onu beklediler çünkü onun gelişi kesindir. Yine bu sadece bir zaman meselesidir. Öğretmen, rolünü yerine getirmek için bir kere seçimini yaptı mı, öğrencileri de kendininkilerini yerine getirmeye hazır olurlar. Zaman onun seçimini bekler ama kime hizmet edeceğini değil. O öğrenmek için hazır olduğunda, öğretmesi için fırsatlar sağlanacaktır ona.   

2. Kurtuluşun öğretim ve öğrenim planını anlamak için kursda açıklanan zaman konseptini kavramak gerekir. KEFARET illüzyonları düzeltir, hakikatı değil. Yani asla olmamış bir şeyi düzeltir. Ayrıca plan, bu düzeltmeyi yapmak için aynı zamanda tasarlandı ve sonuçlandırıldı çünkü TANRI'NIN İRADESİ zamandan tamamen bağımsızdır. Bu, O'NDAN olduğu için tüm gerçeklik için de geçerlidir. Ayrılık fikrinin TANRI OĞLU'NUN zihnine girdiği an, aynı o anda TANRI'NIN CEVABI verildi. Zaman içinde bu çok uzun bir zaman önce oldu. Gerçeklikte hiçbir zaman. 

3. Zamanın dünyası illüzyonların dünyasıdır. Çok uzun zaman önce olan, şimdi oluyor gibi görünür. Uzun süre önce alınan kararlar hala açık ve alınması gerekir gibi görünür. Öğrenilmiş ve anlaşılmış ve uzun zaman önce geçmiş olan şey, yeni bir düşünce gibi görülür, taze bir fikir gibi, değişik bir yaklaşım gibi. İraden özgür olduğundan, çoktan olmuş olanı kendin seçtiğin bir zamanda kabul edebilirsin ve ancak o zaman onun çoktan tüm zamanlarda olmuş olduğunu fark edeceksin. Kursda vurgulandığı gibi, öğretim planını seçmek senin iradende değil, hatta onu öğreneceğin şekil bile senin seçimin değil. Ancak sen, onu ne zaman öğreneceğini seçmekte özgürsün. Ve onu kabul ettiğinde o çoktan öğrenilmiş olacak.

4. Ve böylece zaman, aslında hatırlamanın ötesinde olduğundan ve hatırlama olasılığının da ötesinde olduğundan, çok eski olan bir ana geri gider. Ama tekrar ve tekrar yaşanan bir an olduğundan, şimdiymiş gibi görünür. Ve böylece öğrenciler ve öğretmenler sanki hiç daha önce birbirleriyle karşılaşmamış gibi şimdiki zamanda biraraya gelir ve birbirlerini bulurlar gibi görünür. Öğrenci doğru zamanda doğru yere gelir. Bu kaçınılmazdır çünkü o şimdi tekrar yaşadığı o eski anda doğru seçimi yapmıştır. Ve aynı şekilde öğretmen de eski bir geçmişten ötürü kaçınılmaz bir seçim yapmıştır. Sanki TANRI'NIN İRADESİNİN etkisi için zamana ihtiyacı varmış gibi görünür. Oysa ebediyetin gücünü ne durdurabilir ki?

5. Öğrenciler ve öğretmenler bir araya geldiği zaman, bir öğretme ve öğrenme durumu başlar. Çünkü öğretmen aslında öğreten değildir. TANRI ÖĞRETMENİ her daim öğrenme amaçlı biraraya gelmiş iki kişiye konuşur. Bu amaç uğruna bir ilişki kutsaldır ve TANRI KENDİ RUHUNU her kutsal ilişkiye yollayacağına dair söz vermiştir. Bu öğretim ve öğrenim durumunda her biri, vermenin ve almanın aynı olduğunu öğrenir. Rolleri, zihinleri, bedenleri, ihtiyaçları, menfaatleri arasına çektikleri sınırlamalar ve kendilerini birbirlerinden ayıran tüm farklılıklar solar, bulanır ve yok olur. Aynı kursu öğrenmek isteyenler bir menfaati ve bir hedefi paylaşırlar birbirleriyle. Ve böylece öğrenen olanın kendisi bir TANRI öğretmeni olur çünkü o ona öğretmenini veren tek bir seçimi yapmıştır. O, başka birinde kendi menfaatlerinin aynısını görmüştür.

Mucizeler Kursu, Öğretmenler için El Kitabı, Bölüm 2 - Çeviri: BenSiz