Gönderen Konu: Biliş Hali ?  (Okunma sayısı 253 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mucizemucize

  • Newbie
  • *
  • İleti: 29
Biliş Hali ?
« : 04 Temmuz, 2017, 08:01:51 »
"SEVGİ olmalıyız onu bilmek için. Bu da vahiy yoluyla gerçekleşir. Ve vahiyi kendi isteğimizle olduramayız. Biz hazır olduğumuzda vahiy deneyimi açılır zihinlere. Vahiy TANRI'NIN vizyonundan başka bir şey değildir. O an bir insanın TANRI gibi olmasıdır. Ve o an tüm gerçekler bilinir."  Bensiz
Sevgili Bensiz Vahiy(aydınlanma'bir an tanrı gibi olma'bir anlık BİLİŞ hali) bunu biraz daha anlat bize .Ben bu kadar ders okudum ancak bunu henüz gerçek manada olduğunu yeni anladım daha önce bir benzetme yani artık doğru düşünme zihin dönüşümü vs.(hani bizler kuantum,reiki ,enerji vs oralarda böyle kelimeleri çok duyunca) bunu da böyle algıladığımı düşünüyorum.Ancak Son adımın Tanrıdan gelir sözünü böyle anladım yani artık bu saatten sonra sen elinden geleni yaptın bundan sonra tanrı seni inşallah iyileştirecek gibi.gerçekten mucizeler kursunu gerçek manada okuyan kişinin zihnine biliş halinin doğduğunu yeni anladım.  ::)anladığımdan bu yana bir çok makalenizi okudum kitabınızı bitirdim daha çok heyecanla bekler oldum.gerçekten disiplinli bir şekilde geldim bu güne kadar derslerde.ilk başlarda sabır gerektiğini okumuştum sizden . tüm disiplinimle çalıştım bu güne kadar geldim ancak bunu daha ayrıntılı okumak istiyorum yani neden kimse burada bu biliş halini yaşadığını anlatmıyor yada tam anlatamıyor.yada kimse yaşamadı mı ?(çünkü siz herkes bu biliş halini yaşayamaz diyorsunuz  yada  buna kelimeler mi yetmiyor yoksa bu biliş halini kendine mi saklamak lazım başkaları ile paylaştığımızda bu biliş hali kayıp olur düşüncesi var mı? bu biliş bir an deniyor bir an her şey bilinir ancak o zihinde sonsuza kadar kalır mı? kişiden kişiye değişir mi her kes aynı şeyimi yaşıyor? ben yaşamışsam nasıl bileceğim ?Bu biliş halini bize  anlatabildiğin  kadar anlatır mısın? sevgiler  :-*

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 202
Ynt: Biliş Hali ?
« Yanıtla #1 : 04 Temmuz, 2017, 17:59:19 »
"SEVGİ olmalıyız onu bilmek için. Bu da vahiy yoluyla gerçekleşir. Ve vahiyi kendi isteğimizle olduramayız. Biz hazır olduğumuzda vahiy deneyimi açılır zihinlere. Vahiy TANRI'NIN vizyonundan başka bir şey değildir. O an bir insanın TANRI gibi olmasıdır. Ve o an tüm gerçekler bilinir."  Bensiz
Sevgili Bensiz Vahiy(aydınlanma'bir an tanrı gibi olma'bir anlık BİLİŞ hali) bunu biraz daha anlat bize .Ben bu kadar ders okudum ancak bunu henüz gerçek manada olduğunu yeni anladım daha önce bir benzetme yani artık doğru düşünme zihin dönüşümü vs.(hani bizler kuantum,reiki ,enerji vs oralarda böyle kelimeleri çok duyunca) bunu da böyle algıladığımı düşünüyorum.Ancak Son adımın Tanrıdan gelir sözünü böyle anladım yani artık bu saatten sonra sen elinden geleni yaptın bundan sonra tanrı seni inşallah iyileştirecek gibi.gerçekten mucizeler kursunu gerçek manada okuyan kişinin zihnine biliş halinin doğduğunu yeni anladım.  ::)anladığımdan bu yana bir çok makalenizi okudum kitabınızı bitirdim daha çok heyecanla bekler oldum.gerçekten disiplinli bir şekilde geldim bu güne kadar derslerde.ilk başlarda sabır gerektiğini okumuştum sizden . tüm disiplinimle çalıştım bu güne kadar geldim ancak bunu daha ayrıntılı okumak istiyorum yani neden kimse burada bu biliş halini yaşadığını anlatmıyor yada tam anlatamıyor.yada kimse yaşamadı mı ?(çünkü siz herkes bu biliş halini yaşayamaz diyorsunuz  yada  buna kelimeler mi yetmiyor yoksa bu biliş halini kendine mi saklamak lazım başkaları ile paylaştığımızda bu biliş hali kayıp olur düşüncesi var mı? bu biliş bir an deniyor bir an her şey bilinir ancak o zihinde sonsuza kadar kalır mı? kişiden kişiye değişir mi her kes aynı şeyimi yaşıyor? ben yaşamışsam nasıl bileceğim ?Bu biliş halini bize  anlatabildiğin  kadar anlatır mısın? sevgiler  :-*

Sevgili mucizemucize...

Biliş hali olarak adlandırdığım şey dünya çerçevesi ve insan zihni sınırları içinde deneyimlenen zihinsel bir açılım, bir aydınlanma. Daha noktasal tanımlamak gerekirse "gerçekliği hatırlanamın anı" demeliyiz. Bunu zaman çarkında birçok bilge ve aydınlanma deneyimi yaşamış kişiler açıkladılar. Ama mesele açıklamada değil, o bahsedileni kişinin kendisinin deneyimlemesidir. Biz buna deneyim diyoruz ama aslına bakılırsa ortada o an ne bir deneyim var ne de deneyimleyen. Ama bunu gel de insan zihninin en azından biraz anlayabileceği bir şekilde anlatmaya çalış. İşte bu nerdeyse imkansız. Biri yok ve olan şey de yok dediğinde konu kapanır ve ne anlatan karşı tarafa mesajı vermiş olur ne de alıcı almış olur. Dolayısıyla benzetmelerle deneyimlenen şeye yaklaşımlar yapılır. Binlerce değişik şekilde anlatılmıştır bu zihin "açılması" ve yine de tam olarak anlaşılmamıştır. Neden? Çünkü bu durum entellektüel açıdan ele alınabilinen bir şey değil. İnsan bilincinde hiçbir referans noktası olmayan şeyi, yani tamamen "bilinemez" olan bir durum nasıl kelimelere dökülebilir ki?

"Normal" bir insana böylesi bir şeyi anlatmaya çalıştığında yüzüne bön bön bakar ve senin kesinlikle deli olduğunu ve kafa tahtalarının oynak olduğunu düşünür ki, bu deneyimi de yaptım  ;D. Ruhaniyete doğru yol almış bir kişi ise bu duruma ulaşmayı sabırsızlıkla ister ve ne yapacağını şaşırır. Olmadığı zaman da yanlış yaptığını düşünür her neyse metodu. Ama bu durum isteyerek kişiye olan bir şey değil. Bu durum bir anda beklenmedik bir şekilde tezahür eder ve o an işte kelimeler biter. Çünkü düşünceler biter, algılama biter, benlik biter, kişi biter, dünya biter, zaman ve mekan biter. Yani aslında o şeyin ne olduğunu anlatmaya çalışmaktansa, ne olmadığını anlatmak daha kolay.

Ve oraya ulaşmanın tek bir yolu, bir reçetesi yok. Herhangi bir şekilde, herhangi bir durumda ve her an olabilir. Ama şu kesin: disiplinsiz bir zihnin böylesi bir deneyimi yapma ihtimali imkansız olmasa da sıfıra yakındır. Ve bizim yapmamız gereken şey zihni disiplin edip, yanlışların perdelerinden arındırıp deneyimin gelmesine olanak sağlamaktır. Bizler daha fazlasını yapamayız ve bundan dolayı son adım TANRI'DADIR deriz; Mucizeler Kursu'da böyle der. Şunu da kesin belirtmeliyim: herhangi bir hedef ve amaç içeren her türlü düşünce, her türlü istek ve arzu engeldir. Engel olmayan tek isteklilik durumu her şeyi KUTSAL RUH'A teslim etme arzudur. Bu teslimiyet tam anlamıyla gerçekleştiğinde zaten açılımın evreleri başlar.

Bu nedenle Mucizeler Kursu'nu okumak başka, onu yürekten ve gerçek bir isteklilikle uygulamak başkadır. Arasındaki fark şudur: ilki hiçbir yere götürmez; sadece egonun "poposu" biraz daha kalkar çünkü kendini önemli bir şeyler sanmaya başlar; diğeri ise doğrudan TANRI'YA götürür. Öyle ki, anlatamazsın. Ve hatta uzun bir süre düşünemezsin ki anlatasın.

 8) ;) ;) ;)