Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
Karışık / “Ben TANRI’nın beni yarattığı gibiyim.”
« Son İleti Gönderen: Gökçe 24 Mayıs, 2018, 11:51:57 »
Ben TANRI’nın beni yarattığı gibiyim.”
Mucizeler Kursu


“ Kötü huylarımı, yanlışlarımı, takıntılarımı yazdım kağıda. Zihnim ne dedi biliyor musun? "Pisliğin tekisin, senden cacık olmaz" Bende moral sıfır. Başka yolu olmalı diye içlenirken ayet düştü gönlüme: DOĞRUSU BİZ İNSANI EN GÜZEL BİÇİMDE YARATTIK {Tin-4} Pis, diyeni o an tanıdım!. “
Mehmet Doğramacı



“ ‘Hakikatime niye erişemiyorum?’ dedim kadim dostuma.
‘Basit olduğu için’ dedi.
‘Ne? Basit olduğu için mi?’
‘Evet. Ego zoru sever. Zorlanacak, yorulacak ki BEN başardım diyebilsin! Basit yollar, Kolaylıklar işimize gelmez, biz kendi kendimize zulmetmeyi pek severiz bu yüzden.’ dedi. “

Mehmet Doğramacı



2
Mucizeler Kursu Dersler / Ynt: Dersler 1-50
« Son İleti Gönderen: pokahantas 24 Mayıs, 2018, 09:35:17 »
Merhaba, ben yeni üye oldum, öncelikle emeğiniz için çok teşekkür ederim. Harika bir çalışma olmuş. Ve derslere ulaşılabiliyor olması da büyük ve değerli bir hediye benim için.  :)
Ben bir soru soracaktım.
Dersleri yaparken henüz ikinci dersteyim.  :) dersleri sabah akşam yaparken, kalan zamanlarda gün içinde de o düşünceyi mi düşüneceğiz. yani dersimizi yaptık diyelim. diğer zamanlarda da o ana cümleyi mi düşüneceğiz.
Sevgilerimle  :)
3
Karışık / Ynt: Bir An Bir Düşte olduğunuzu varsayın.
« Son İleti Gönderen: BenSiz 21 Mayıs, 2018, 17:09:22 »
Çok güzel bir benzetme...  8)
4
Karışık / Bir An Bir Düşte olduğunuzu varsayın.
« Son İleti Gönderen: Deniz089 16 Mayıs, 2018, 23:14:24 »
Bu düşte binlerce insanla bir partidesiniz ve sizin dışınızda herkes şu ya da bu ölçüde sarhoş. Bir iki kadeh içip çakırkeyif olmuş az sayıda insan bir yana çoğu adamakıllı kafayı bulmuş. Birkaçı öyle sarhoş ki hareketleri tamamen kontrol dışı,bilinçlerini bile kaybetmiş olabilirler.
   Partidekilerin bazıları arkadaşlarınız,aileniz,tanıdıklarınız ama çoğunu tanımıyorsunuz.
Bir iki kişiyle iletilşim kurmaya çalışıyorsunuz ama sarhoşluklarının anlaşılır bir iletişim kurma yetilerini etkilediğini farketmeniz uzun sürmüyor. Bakış açıları bulanık. Partiyi herkesin sarhoşluk derecesine bağlı olarak farklı bir biçimde yaşadığını da görüyorsunuz;etkileşiminiz içtikleri her kadehle değişime uğruyor.
    Particiler çeşit çeşit. Gürültücüsü,dışa dönüğü,şeni olduğu kadar utangac,sessiz,asık suratlısı da var. Eğlence sürerken herkesin yelpazenin iki ucu arasında gidip gelişini izliyorsunuz; mutluluk ile keder,heyecan ve duygusuzluk arasındalar. Kavga ediyor,barışıyor,tartışıyor,kucaklaşıyor,yeniden kapışıyorlar. Bu tuhaf davranışın sonu gelmez döngüler halinde gece boyu sürdürülüşünü izliyorsunuz. Sarhoş olmasına sarhoşlar ama daha fazlasını arzuladıkları içki değil, partinin duygusal heyecanı.
    Gece devam ederken konuklarla ilişkiniz kişiden kişiye değişiyor. Bir kısmı hoş iken diğerleri hızla dengesizleşme potansiyeli sergiliyor.. Algıları bulanık olduğundan sizin hayal olduğunu görebilidiğiniz durumlara duygusal tepki veriyorlar.
   En önemlisi,bu partide kimsenin bunun bir düşten ibaret olduğunun farkında olmadığı apaçık.
   Derken bunun yeni değil,daha önce katıldığınız bir parti olduğunun bilincine varıyorsunuz. Tıpkı onlar gibi olduğunuz bir vakit olmuş. Sarhoşluğun her aşamasından geçmiş, tıpkı şimdi etrafınızda olanlar gibi davranmışsınız. İçkinin sisi pusu içinde sohbet etmiş, partinin budalılığına kapılmış, harektlerinizin dizginini sarhoşluğa bırakmışsınız.
   Son olarak, sizin ayık olduğunuzun kimse ayırdında değil. Kendileri gibi sizinde hala sarhoş olduğunuzu sanıyorlar. Yolunuzu görmüyorlar, bütün gördükleri kendi yolları. Sizi ancak alkolle sersemlemiş zihinlerin bir yansıması, çarpıtma olarak görüyorlar, gerçekte olduğunuz gibi değil. Alkolün üzerlerindekihttp:// etkisinden de tümüyle habersizler. Her biri partiye dair kendi düşü içinde yitip gitmiş. Etkileşimlerinin ellerinden çıkmış olduğunu görecek halde değiller. Bunun sonucu olarak, sizi durmadan partinin duygusal dramasına ,çarpık algılarının yarattığı çılgınlığa katılmaya kandırmaya çalışıyorlar.
       Ne yapardınız?
 
Don Miguel Ruiz JR.
 
5
Karışık / Sufizm ve Mucizeler Kursu
« Son İleti Gönderen: BenSiz 05 Mayıs, 2018, 17:31:35 »
Bizim kültürümüzde ruhani yol olarak muhteşem bir seçim vardır: Sufizm. O yolun günümüz temsilcilerinden biri olan Pir Vilayet İnayet Han (2004'de vefaat etti) bir çok ruhani yolcuya ışık oldu. Pir Vilayet İnayet Han'ın çalışmaları hakkında söyledikleri şöyledir:

Devamı: http://www.flameofsophia.com/index.php/2-guen-dem/553-sufizm-ve-mucizeler-kursu
6
Karışık / Ynt: sABIR?
« Son İleti Gönderen: Gökçe 29 Nisan, 2018, 21:29:19 »
❤️❤️❤️
7
Karışık / Ynt: sABIR?
« Son İleti Gönderen: BenSiz 21 Nisan, 2018, 13:32:53 »
Mucizeler Kursu'nda sabırla ilgili özel bir bölüm, metin, açıklama falan var mı? Bu; Kursu uygularken gösterilecek sabır da olabilir, kardeşlerimizin illüzyonel, egosal davranışlarına gösterilecek sabır da olabilir, felaket-yokluk vb illüzyonlara gösterilecek sabır da olabilir. Yani kısaca SABIR 😊❓

Sabıra yönelik çok yer var. Bu paragraf Öğretmenler için El Kitabından:

VIII. Sabır

1. Sonucundan emin olanlar, beklemeyi, hem de kaygılanmadan beklemeyi  göze alabilirler. TANRI öğretmeni için sabır doğaldır. Gördüğü tüm şey, belki henüz bilinmemekte olan ama şüphe duymadığı belli bir zamandaki sonucun kesinliğidir. Cevabın olduğu gibi zaman da doğru olacaktır. Ve bu şimdi olan ve gelecekte olacak her şey için doğrudur. Başına gelmiş gibi görünen dahil, dünyanın iyiliğine hizmet etmeyen hiçbir şey  geçmişde de hata  içermemiştir. Belki o zaman anlaşılamadı. Ancak, TANRI öğretmeni eğer herhangi birine acı verdiyse tüm geçmiş kararlarını tekrar gözden geçirmeye isteklidir. Sabır güvenenler için doğaldır. Onlar zaman içinde her şeyin nihai yorumlanmasından emin olduklarından, çoktan görmüş oldukları ya da henüz gelecek olan hiçbir sonuç içlerinde korkuya neden olamaz. 
8
Karışık / Nefes Terapisi nedir?
« Son İleti Gönderen: BenSiz 21 Nisan, 2018, 13:28:10 »
Son zamanlarda bazı arkadaşlar nefes terapisi ile ilgili sorular sordular. Sebebi, internette arama motoruna mucizeler kursu kelimelerini yazınca nefesle ilgili sayfalar görüntülenmekte. Sanırım geçmiş zamanda bu konuya değinmiştim ama ben de çokca yazıların içinden bulamadım aradığımı. Dolayısıyla, yeniden bir şeyler yazdım. Fakat hemen belirteyim; Mucizeler Kursu öğrencisi olarak doğrudan kursa sadık kalarak dış dünyayı ve eylemleri yorumladığımızda bu bazı arkadaşların hoşuna gitmeyebilir çünkü onların bazı yöntem ve çalışmalara bağladıkları inançlarının doğruluğu da reddedilmektedir. Bu önemli değildir çünkü hakikatın savunulmaya ihtiyacı yoktur ama bizim düzeltilmeye ihtiyacımız var. Bu anlamda Tanrı öğretmenleri herhangi bir yanlışa saldırmazlar, sadece doğruyu söyleyerek veya göstererek onu teyit ederler. Mucizeler Kursu'nu doğru anlayan ve Kutsal Ruh'un rehberliğine teslim olmuş kişiler, karşılarına her ne çıkarsa çıksın, Kutsal Ruh'un yorumunu anlamakta zorluk çekmezler, en azından çoğu zaman. Bir öğretmeni öğretmen yapan şey doğruyu gösterme yetisine sahip olmasıdır çünkü doğruyu kendi deneyimiyle içselleştirmiştir. Tek başına değil ruhani alemin/Kutsal Ruh'un önderliğiyle...

http://flameofsophia.com/index.php/2-guen-dem/548-nefes-terapisi-faydal-m-d-r
9
Şiirsel & Nefesvari / Ynt: MEVLÂNA
« Son İleti Gönderen: Pınar Aydın 20 Nisan, 2018, 20:04:04 »
Şems :

«–Âlimsin, başsın, rehbersin; saltanat sahibisin!..»

“Mevlânâ :

«–Bundan sonra zâhir âlemin âlimi değilim; başı değilim; rehberi değilim.. Senin yaktığın meş’alenin aydınlattığı akıl üstü bir âlemde fakir ve garip bir seyyahım!..»

Şems :

«–Sende hâlâ akıl var! Bu sebeple dîvâne olamadığın için bu evin mahremi değilsin!..»

Mevlânâ :

«–Bundan sonra aklıma gönlümle örtü örttüm… Dîvâne oldum. Himmetinle artık bu âlemin mahremiyim!..»

Şems :

«–Sende hesap var!.. Sekr hâlinde değilsin! Bu âlemin dışındasın!.. Bu âlemi aydınlatan akıl değil, aşktır. Önünü göremiyorsun!..»

Mevlânâ:

«–Bundan sonra himmetinle baştanbaşa ateş kesildim. Her yanımı aşk ve sekr kapladı!..»

Şems :

«–Sen bir cemaatin meş’alesisin! Yerin yükseklerde!..»

 Mevlânâ :

«–Bundan sonra artık o meş’alem söndü. Gözümde onların, mayısböceklerinin yanıp sönen parıltısından bir farkı yok!.. Artık başka meş’alelerin aydınlığında yürüyorum!»

“Şems:

«–Sen ölü değilsin; Sen zâhirî diriliğini muhafaza ediyorsun! Bu kapıdan öteye böyle geçilmez! Fânî varlığını, bütün ihtişam ve debdebesiyle terk etmen gerekir…»

Mevlânâ:

«–O eskidendi!.. Seni tanıdıktan sonra insanların bildiği mânâda diri değilim. Başka bir dirilikle buluşarak öldüm!..»

Şems :

«–Hâlâ nefsânî istinatların var! Makamın, mansıbın bâkî! Bunlardan kurtul!»

Mevlânâ

«–Bundan böyle senin beni çekip götürdüğün ledün âleminde mevkî ve mansıp aramaktayım… Evvelki varlığıma ait her şeyi terk ettim; onları aştım!..»

Şems:

«–Kolun kanadın var! Ben sana kol-kanat veremem!..» d

Mevlânâ;

«–Bundan sonra senin kolun kanadın olmak için, kolumu ve kanadımı kırdım…»
DİVAN-I KEBİR 'DEN
10
Karışık / Ynt: Sorular
« Son İleti Gönderen: BenSiz 02 Nisan, 2018, 13:17:58 »
Bıçak konusuna kurstan bir çeviri:

Ego'nun düşünce sistemini zayıflatmak, bu doğru olmaktan hariç her şey olsa da, acı verici olarak algılanmalıdır. Bebekler, ellerinden bir bıçak veya makası aldığında, öfkeyle bağırırlar, almadığın takdirde kendilerine zarar verebileceklerine rağmen. Bu anlamda sen hala bir bebeksin. Kendini koruma konusunda hiçbir fikrin yok ve seni en çok incitecek olan şeylere tam olarak ihtiyacın olduğuna karar vermen muhtemeldir. Ancak, şimdi bunu idrak etsen de etmesen de, hem zararsız hem de faydalı - zorunlu olarak bir arada olması gereken nitelikler - bir hale gelme çabalarında işbirliği yapmayı kabul ettin. Hatta buna karşı tutumların dahi zorunlu olarak çelişkilidir çünkü tüm tutumlar ego temellidir. Bu sürmeyecek. Sabırlı ol ve sonuçların TANRI kadar kesin olduğunu unutma.

Metin Kitabı, Bölüm 4.II.5 - Çeviri: BenSiz
Sayfa: [1] 2 3 ... 10