Son İletiler

Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10
11
Karışık / Ynt: BAŞLANGIÇTAN ÖNCE - Gary Renard
« Son İleti Gönderen: Gökçe 25 Eylül, 2018, 09:57:33 »
“Affetmeyen kişi yargılamak zorundadır çünkü affetmekteki başarısızlığını haklı göstermesi gerekir.”
Gary Renard
12
Mucizeler Kursu Metin Kitabı / Ynt: KURTULUŞu dışarıda arama
« Son İleti Gönderen: Gökçe 24 Eylül, 2018, 17:31:36 »
“Sen yalnızca, Tanrı’nın Sevgisinden doğan  Kefaretin Planını aradıkça Tanrı’nın Gücü ve Sevgisi limitsiz olarak seni destekleyecektir.”
Metin Kitabı
13
Karışık / Savunma Olarak KEFARET
« Son İleti Gönderen: Gökçe 20 Eylül, 2018, 14:48:29 »
    Mucizeler; doğaldır, düzelticidir, iyileştiricidir ve evrenseldir. Mucizelerin yapamacağı şey yoktur. Ama mucizeler korku ya da şüphe ile ortaya çıkamazlar. Bir şeyden korktuğunuzda o şeyin sizi acıtabilmeye, zarar vermeye gücü olduğunu kabul etmiş olursunuz ve bu bir yanılgıdır. Eğer acıdan kurtulmak istiyorsanız kendinizi ve kardeşlerinizi affetmelisiniz.
   Yalnızca Tanrı vardır, yalnızca Tanrı'nın Gücü vardır ve Tanrı'nın Gücünün karşısında hiçbir güç  yoktur. Tanrı; acıyı, zararı, incinmeyi... yaratmamıştır. Bizler, olan her şey için tam - komple bir affedişi kabul etmeliyiz.
   Birini yargılamak ya da kin tutmak korkunun türüdür. Eğer kendinizi ya da başka birini yargılarsanız, yargınızı haklı çıkarmak için acıyı deneyimlersiniz. Affediş doğrultusunda yargıyı ve kini bırakırsanız, her zaman için huzur dolu sonuç alırsınız.  Acı bir seçimdir. Acı sizin başkalarını ya da kendinizi yargılamalarınızın sonucudur.
   Kötü olarak algıladığınız bir durum deneyimlediğinizde şunun kararına varmalısınız: "Ben mutlu olmayı mı istiyorum, yoksa haklı olmayı mı?" Yani kardeşinizin günahı (!) ile ilgili haklı çıkıp acı çekmeyi mutluluğunuzu ertelemeyi mi tercih edersiniz, yoksa yargılardan vazgeçip mutlu olup acıyı salıvermeyi mi?
   Acı çektiğinizde, huzursuz olduğunuzda egonun ilk cevabı birilerini ya da bir şeyleri suçlamaktır.. Eğer suçlamayı seçerseniz acınız ya da huzursuzluğunuz asla gitmez. Acı, huzursuzluk; yargılarınzda haklı çıkma isteğinizin kanıtıdır.
   Kefaret, Tanrı'dan ayrılışın hiç gerçekleşmediğinin farkındalığıdır. Tüm şifa zihinde olur. Kefaret tamamen anlaşılıp kabul edildiğinde tüm acı, ızdırap yok olur. Eğer Işığı karanlığa getirirseniz, karanlık yok olur.
   Diyelim ki uyuyorsunuz ve rüya göryorsunuz; rüyanızda üşüdünüz, yalnızsınız ve çok korkuyorsunuz. Uyandığınızda tüm bu problemler yok olur. İşte Kefaret sizi tüm problemlerinizden özgür kılacak ve sizi uyandıracak araçtır. Kefareti tamamen kabul etmek, ayrılığın hiç gerçekleşmediğini kabul etmektir.

ROBİN DUNCAN

   
14
Mucizeler Kursu Metin Kitabı / KURTULUŞu dışarıda arama
« Son İleti Gönderen: Gökçe 16 Eylül, 2018, 19:15:03 »
“KURTULUŞ basittir, TANRI’nın oluşudur; o halde anlaması kolaydır. Onu kendinden projekte etmeye çalışma ya da onu kendinin dışında görme.”
T/15/X/9.6-7

Ben HAKİKATte bana ait olanı arıyorum.
Lesson #104
15
Mucizeler Kursu Genel / Ynt: Saf Ruh
« Son İleti Gönderen: BenSiz 16 Eylül, 2018, 14:38:58 »
Merhaba Sevgili Bensiz,
 Burada tam olarak ne demek istiyor? Bilincin düzeyleri vardır ve farkındalık oldukça ciddi ölçüde değişebilir,ancak algı alanını aşamaz. Olsa olsa o( bilinç) gerçek dünyanın farkında olur ve daha fazlasını yapmak için eğitilebilir. Ancak, düzeylerinin olması ve eğitilebilmesi bile bilmeye ulaşamayacağını gösterir.

Kavram açıklamaları 1.7 ruh- saf ruh

Farkındalık ve bilinç kavramlarını çoğumuz tam anlamadan kullanırız. Piyasada çokca birbirlerine ters düşen tanımlamalar var. Kursun bu konuda bakışı yukarıdaki pasajda belirtilmiş. Kısaca açayım:
Bilinç de farkındalık da algıya dahildir. Bu nedenle her ikisi de gerçek değildir. Bilinç, temelde egonun kalesidir, dualiyete hizmet eder. Fakat, Kutsal Ruh'a teslim edilen bilincin içeriği egonun yorumladığından farklı olarak Kutsal Ruh tarafından yeniden yorumlanır. Bu da farkındalık boyutunda doğruyu deneyimlemeyi beraberinde getirir. Bilince Kutsal Ruh yeni veriler yerleştirir ve ego onlarla çatışmaya girer. Bu doğaldır. Zihne yansıyan bu çatışmayı hepimiz az çok biliriz. Fakat farkındalık boyutunda bu çatışma yok olmaya başlar çünkü orada Kutsal Ruh'un yorumları deneyimlere yol açar. Yine de bu deneyimler bilmek değildir. Onlar ancak bilmeye götüren kapının eşiğine kadar getirir zihni. Son adım Tanrı'dandır. Yani bilmek, tamamen bir lütufdur ve istemsiz gerçekleşir. Bu nedenle farkındalık her ne kadar yüksek olsa da asla bilmek olamaz.
16
Mucizeler Kursu Genel / Saf Ruh
« Son İleti Gönderen: Deniz089 10 Eylül, 2018, 17:20:44 »
Merhaba Sevgili Bensiz,
 Burada tam olarak ne demek istiyor? Bilincin düzeyleri vardır ve farkındalık oldukça ciddi ölçüde değişebilir,ancak algı alanını aşamaz. Olsa olsa o( bilinç) gerçek dünyanın farkında olur ve daha fazlasını yapmak için eğitilebilir. Ancak, düzeylerinin olması ve eğitilebilmesi bile bilmeye ulaşamayacağını gösterir.

Kavram açıklamaları 1.7 ruh- saf ruh
17
Karışık / Ynt: TANRI ÖFKELİ DEĞİLDİR
« Son İleti Gönderen: Gökçe 10 Eylül, 2018, 13:52:53 »
"Biz en büyük yanlış algılarımızla, başarısızlıklarımızla, hatalarımızla, illüzyonlarımızla bile KİM olduğumuzun Hakikatini asla değiştiremeyiz. Yapacağımız en kötü şey mutluluğumuzu geciktirmektir."
Robin Duncan

* Zaman da bir illüzyon olduğuna göre  ;)
18
Karışık / Ynt: melekler???
« Son İleti Gönderen: Gökçe 05 Eylül, 2018, 08:56:41 »


Doğmuş olduğumuza inandığımız için,öleceğimize de inanıyoruz.Hepsi zihnin bir oyunu..

👍👍❤️❤️
19
Karışık / Ynt: melekler???
« Son İleti Gönderen: yüksel 04 Eylül, 2018, 23:35:57 »
Maharaja ‘’ölümle ölen nedir?diye sorulduğunda, Maharaj ’’ben bu bedenim’’ fikri ölür:Tanık ölmez,diye yanıtlar..Yani ortada ölen bir kişi falan yok.Tüm bu sorular anlamsızlaşıyor o zaman.

Peki ,Maharaj bu sözleri söyledi söylemesine de bu sözler benim Kalbimin Hakikati oldu mu,yani bunu kendim bildim mi? İşte zaten bizim buradaki görevimiz de Kaynağa geri dönmek ölmeden,ölmek!

-Biz neyiz? Sorusu..Bu iyi bir soru.

 Bu soruyu İÇ REHBERİM’E (KUTSAL RUH’A)şöyle sormuştum:’’ben YARATICIMI nasıl bileceğim.’’

Yanıt hiç gecikmedi.’’Sen kendini bildiğinde ONU DA bileceksin!..’’Peki ben kimim o zaman?… Ve Zaman içinde anladım ki benim ne olduğumu bilmem gerekmiyor,ne olmadığımı bilmem yeterli.Olmadığımız şeyi kararlı bir biçimde reddetmeliyiz.

Maharajın şu sözüne son derece sadığım: ‘’Bir hapishaneden kurtulmak için insan, onun serbest bırakılması için çalışanların gönderdikleri talimatlara sorgusuz sualsiz itaat etmelidir.’’

Zihin tartışmayı sever kendini devam ettirmek,sürdürmek için ama biz bütün enerjimizi ve dikkatimizi bu zihin hapisanesinden kurtulmak için kullanmalıyız.Doğmuş olduğumuza inandığımız için,öleceğimize de inanıyoruz.Hepsi zihnin bir oyunu..

20
Karışık / Ynt: melekler???
« Son İleti Gönderen: Gökçe 04 Eylül, 2018, 20:51:15 »
Melekler tamam da ölümde çaktım sanırım  :o :o :o
“onları hatırlamazsak onlar mı tutsak kalacak?
Bizimle bir olduklarını hatırlamak ölülere özel bir fayda mı sağlayacak?”   :o ::)

😉❤️❤️
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 10