Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
Karışık / Ynt: MANEVİ FARKINDALIK
« Son İleti Gönderen: yüksel 01 Ekim, 2017, 10:19:28 »
Olumsuz bir tepkiyi bırakmaya bir alternatif olarak,siz tepkinin dış nedenine geçirgen hale geldiğinizi imgeleyerek de onu ortadan kaldırabilirsiniz.Bunu önce küçük ,hatta önemsiz şeylerde uygulamanızı tavsiye ederim.Diyelim ki evde sessizce oturuyorsunuz.Birden,sokakta bir arabanın alarmı çalmaya başlıyor.Siz sinirleniyorsunuz.Bu sinirlenmenin amacı nedir?Hiçbir amacı yoktur.Onu neden yarattınız?Siz yaratmadınız.Zihin yarattı.Bu tamamen otomatik,tamamen bilinçsiz bir şeydi.Zihin onu neden yarattı?Çünkü o bilinç altında-sizin bir olumsuzluk ya da mutsuzluk olarak hissettiğiniz-direncinin,istenmeyen koşulu bir biçimde ortadan kaldıracağına inanır.Bu,elbette,bir yanılgıdır.Onun yarattığı direnç-bu vakada sinirlenme ya da öfkelenme-onun ortadan kaldırmaya çalıştığı ilk nedenden çok daha rahatsız edicidir.

Tüm bunlar spiritüel uygulamaya dönüştürülebilir.Bu durumda maddesel bir bedenin katılığı olmadan,geçirgen hale geldiğinizi hissedin.Sonra o gürültünün,ya da olumsuz tepkiye ne neden olmuşsa onun,içinizden geçmesine izin verin.O artık içinizde katı bir''duvara''çarpmayacaktır.Dediğim gibi önce küçük şeylerle uygulama yapın.Araba alarmı,köpek havlaması,çocukların çığlıkları,trafik sıkışıklığı gibi küçük şeylerle.İçinizde ''olmaması gereken’’şeylerin sürekli ve acı verici bir biçimde gelip çarptıkları bir direnç duvarı barındırmak yerine,bırakın her şey içinizden geçip gitsin.

Birisi size kaba,incitici bir söz söyler.Hemen saldırmak,savunmak ya da içine çekilmek gibi bilinçsiz bir tepkiye ya da olumsuzluğa girmek yerine,onun içinizden geçmesine izin verin.Hiç direnç göstermeyin.Bu sanki artık orada incinecek birinin bulunmaması gibidir.Bu bağışlamadır.Bu şekilde siz incinmez hale gelirsiniz.Eğer isterseniz,yine de bu insana davranışının kabul edilemez olduğunu söyleyebilirsiniz.Ama,bu insan artık sizin içsel halinizi kontrol etme gücüne sahip değildir.O zaman bu güç bir başkasında değil,sizde olur ve siz artık zihniniz tarafından yönetilmezsiniz.Bu ister bir araba alarmı,ister kaba bir insan,ister bir sel ya da deprem felaketi,ister tüm malınızı mülkünüz yitirmek olsun,direnme mekanizması aynıdır.

Eckhart Tolle/Şimdi’nin Gücü
92
Karışık / Ynt: TANRIM,SANA OLAN SEVGİM GERİ DÖNÜYOR..
« Son İleti Gönderen: yüksel 01 Ekim, 2017, 10:15:19 »
''Kendi düşüncelerim dışında hiçbir şey bana zarar veremez.''

Tanrım,senin evladın mükemmel olmalıdır.Ben,zarar görmemin mümkün olduğuna inandım çünkü Kimliğimi ve Senin beni yarattığın gibi olduğumu unuttum.Senin düşüncelerin bana sadece mutluluk verebilir.Eğer herhangi bir şekilde hastalanırsam,zarar görürsem veya üzülürsem,Senin ne düşündüğünü unutmuşum ve sadece Senin Düşüncelerinin olması gerektiği yere kendi küçük anlamsız düşüncelerimi koymuşum demektir.Kendi düşüncelerim dışında hiçbir şey bana zarar veremez.Seninle düşündüğüm Düşünceler,sadece kutsayabilir.Sadece,Seninle Düşündüklerim hakiki olabilir…

Mucizeler Kursu /Dersler
93
Şiirsel & Nefesvari / Ynt: MEVLÂNA
« Son İleti Gönderen: yüksel 30 Eylül, 2017, 08:23:24 »
Senden alamam gönlümü,imkânı var mı?
Öyleyse tamamen senin olsun ne zarar!
Ben terkedemezsem onu aşk uğrunda
Gönlüm olacakmış ne olur,neye yarar

Her an eser aşkının başımda hevesi
Her an beni mest etmede aşkın badesi!
Sarhoşların en çok humarı bir gündür
Benden ise bir an dahi gitmez neşesi

Âfet o şeker sözlü,dudaklar ateş,
Bir fitne bakışlıdır ki yoktur ona eş
Dün geldi  güzel yüzlüm uyandırdı beni
''Kalk,kalksana artık…’' dedi ''bak doğdu güneş!’'

Mevlâna
94
Karışık / Ynt: TANRIM,SANA OLAN SEVGİM GERİ DÖNÜYOR..
« Son İleti Gönderen: yüksel 30 Eylül, 2017, 08:18:23 »
…Tanrım,sadece hakikati istiyorum.Bugüne kadar;kendim ve yaratılışım hakkında bir çok aptalca düşünceye inandım ve zihnime korku rüyasını getirdim.Bugün,rüya görmeyi bırakıyorum.Delilik ve korku yerine sana giden yolu seçiyorum.Çünkü,sadece hakikat güvenlidir ve sadece sevgi kesindir.

Mucizeler Kursu/Dersler
95
Karışık / Ynt: Sorular
« Son İleti Gönderen: yüksel 29 Eylül, 2017, 20:53:18 »
Bazen hiç tarif edilemeyen,bu dünyadan olmayan bir his,bir özlem sarıverir içini ulu orta.Ve gözyaşların süzüm süzüm süzülür aniden,kuytu köşelere saklanırsın görünmemek için.
İşte o an anlarsın ki;O seni terk etmemiştir.Sevgisinin içindesindir ve bu gerçektir ve bu inanılmazdır ve tarif edilemezdir…

işte Şimdi! Sakin Denizlerin Kokusu gelmiştir.

Sevgimle.
96
Karışık / Ynt: Sorular
« Son İleti Gönderen: BenSiz 29 Eylül, 2017, 09:03:26 »
BenSiz merhaba;

Senin''Sen gerçek değilsin.Sadece kendini oynayan bir oyuncaksın.’’Sözlerin ile alakalı bir soru sormak istedim.

Bu sözlerin hakikatini çok kısa bir anlığına da olsa deneyimlemiş yani;kendini oynayan o oyuncu,oyuncunun oyun alanı,bu oyun alanının nerede olduğu,senarist çok kısa bir anlığına da olsa bilinip,zihni tüm bunlar karşısında iki üç gün kendine gelememiş bir kişi için konuşursak:

Nasıl olurda;Özbenliği,ego-zihin hipnoz’unun tüm bileşenlerinden çok daha güçlüyken bu deneyimi ego-zihin unutturup,zihinde bir anıya dönüştürebilir?

Bu deneyimler yaşanıp yaşanıp hep zihinde birer anı olarak mı kalır?Yani bu hep böyle mi devam eder?( Kişide tabi ki davranış değişikliği olmaktadır)
 
Ya da değişim- dönüşüm daha derinlerde mi olmakta?

Kişi bu deneyimi yaşamışsa onun gelişimi için ne söylenebilir.

''Fazlasıyla meşgulüm’’ demiştin uygun olduğun bir zamanı bekleyebilirim,bu konulardaki düşünceni öğrenmek istiyorum  BenSiz.

Sevgimle.

Sevgili Yüksel,

bildiğimiz gibi insanın zihninin doğası ayrık olmasıdır. Biri ego-zihin, diğeri KUTSAL RUH. Dünyaya doğan her birey bu durumda doğar. Zihin iki seçenek arasında gidip gelir. Bu durum herhangi bir spiritüel eğitim almadan da oluşur. Sevginin ve merhametin doğurduğu her seçim KUTSAL RUH'UN inisiatifindedir. Ayrılığı destekleyen ve ayıran ise ego-zihnin. Bu dünya ego-zihnin ürünü olduğundan, onun egemen olduğunu inkar edemeyiz. Her ne kadar illüzyoner de olsa bu yaşamlar ve bedenler, onlara inandığımız için buradayız. Doğumumuz bile sahte. Ama gerçek varlığımızın ne izini silebiliriz ne de onu yok edebiliriz. Sadece onu ego-zihnin arkasına saklayarak unutabiliriz. İşte bazen, özellikle disiplinli spiritüel çalışmaların eşliğinde deneyimler yaşar ve ego-zihnin sadece sözsel değil gerçekten deneyimleyerek var olmadığını, onun kurgu bir düşünce sistemi olduğunu, bedenin sahteliğini ve ruhun derinliğini ve sonsuzluğunu biliriz. Biliriz diyorum, çünkü bu deneyimler sayesinde artık sadece inanma aşamasında kalmayız. Ve kendi deneyimlediğimiz her şey gerçek bilgidir. Ondan bundan duyduğumuz, inanmaya seçtiğimiz şeyler değildir. Bu gerçek bilginin yerini hiçbir şey alamaz.

Bu nedenle Mucizeler Kursu bizleri entellektüel bir eğitim yerine sürekli deneyimlere götürür. Başlangıçta çok heyecan vericidirler. Sonra alışırız ve nihayetinde doğal olurlar. Bilinç sabit bir şey değildir. Dalga dalgadır. Bir iner bir çıkar. Ama bazen öylesi bir sıçrama sunar ki, dile gelmez yaşanan. İşte o durumlarda koparız dünyadan, kendimizden, bedenden. TANRI OĞLU'NUN ne olduğunu anlamaya başladığımız anlardır onlar. Kiminde bu süreç saniyeler, kiminde dakikalar, kiminde günler, kiminde aylar alır. Ama yine dünya realitesine geri döneriz çünkü buradaki işlevimiz ve öğrenimiz henüz bitmemiştir. Bu geri dönüşler sarcısı olur. Hatta mutsuz oluruz. Sürekli o birlik duygusunu, özgürlüğü, sevgi halimizi, korkusuzluğumuzu, sonsuzluğumuzu özler ve isteriz.

Artık geri dönüşü olmayan bir aşamaya gelmişizdir. Ego-zihin hala gündemdedir ama eskisi gibi bizi rehin alamıyordur, hatta umursamaz oluruz onun vik vik içsel konuşmalarını, saldırı arzusunu, yargılama itkisini es geçebiliriz. Davranışlarımızın, düşüncelerimizin niteliği değişir. Yavaş yavaş dünyaya daha bilgece bakar oluruz. Bu aşama bazen çooooook uzun sürebilir. Bu aşama en çalkantılı aşamadır ve buradan sonraki aşamaya geçmek için esaslı bir istikrar gerekir. İlk deneyimler vizyon niteliğindedir. Bilincimiz bize gerçekliğimizi göstermiş ve biz de onun tadını almışızdır. Artık o durumu ister ve özleriz ama ona nasıl ulaşacağımızı bilmeyiz. Bu da bizi mutsuz eder bir dönem.

O vizyonun gösterdiği düzeye ulaşmak için tüm dünyadan vazgeçmek gerekir. İşte öğrenciyi korkutan ve ego-zihinde tutan budur. Herkesin bağları vardır. Aile, iş, sorumluluklar, hastalıklar, korkular vs. kişiyi vazgeçmekten alıkoyar. Bu nedenle tüm ipleri koparma aşaması uzun bir zaman alır. Çünkü sanırız ki, her şeyi terk edersek yapayalnız kalırız ve hatta başkalarını bırakarak kendimizi suçlu hissederiz.
Oysa bu saçma. Kurs bize sevdiklerini terk et demiyor. Sadece zihnindeki tüm bağlardan kurtul diyor. Yani hiçbir ilişkin özel kalmamalı, hiçbir işin seni özelden esir etmemeli gibi. Deneyimlerin ismi üstünde: vizyon. Ne zaman ama hem kendine hem zihnine ölürsün o zaman Özbenliğin kalır tek olarak. O zaman biter esaret ve rüya. Bu da İsa gibi örneğin, gerçek benliğinle tamamen özdeşlediğin zaman olur.

Sevgiler...
97
Şiirsel & Nefesvari / Ynt: MEVLÂNA
« Son İleti Gönderen: yüksel 29 Eylül, 2017, 07:19:18 »
Garip,ancak sana gelsin diye kapından başka bütün kapılar kapanmıştır.

Mevlâna
98
Karışık / Ynt: MANEVİ FARKINDALIK
« Son İleti Gönderen: yüksel 29 Eylül, 2017, 07:18:19 »
Yukarı doğru yükseliş devresinin iyi, aşağı doğru iniş devresinin kötü olduğu doğru değildir,bunu sadece zihin böyle yargılar.Gelişme-büyüme genelde olumlu kabul edilir,ama hiçbir şey sonsuza kadar büyümez.Yeni büyüme gelişmenin meydana gelmesi için çözülüp dağılmaya ihtiyaç vardır.
Aşağı doğru iniş,yani başarısızlık devresi  spiritüel idrak için kesinlikle gereklidir.Sizin spiritüel boyuta çekilebilmeniz için  derin bir biçimde başarısız olmanız ya da derin bir kayıp  veya acıyı deneyimlemiş olmanız gerekir.Ya da belki bizzat başarınız boş ve anlamsız bir hale gelir ve böylece başarısızlığa dönüşür.Her başarıda bir başarısızlık ve her başarısızlıkta bir başarı gizlidir.Bu dünyada,form düzeyinde herkes er ya da geç başarısızlığa uğrar,ve elbette her başarı eninde sonunda başarısız olur.Tüm formlar geçicidir.
Siz hâlâ aktif yeni formlar ve durumlar yaratıp tezahür ettirmenin tadını çıkarabilirsiniz,ama  onlarla özdeşleşmezsiniz.Sizin onlarla benlik duygusu bulmaya ihtiyacınız yoktur.Onlar sizin yaşamınız değil,sadece yaşam durumunuzdur...

Eckhart Tolle/Şimdi’nin Gücü
99
Teşekkürler Sevgili Yüksel  :)
100
Şiirsel & Nefesvari / SABRETMEK
« Son İleti Gönderen: Pınar Aydın 27 Eylül, 2017, 15:54:22 »
 ACIYA sabredersin, adı METANET olur,
 İNSANLARA sabredersin adı HOŞGÖRÜ olur,
 DİLEĞE  sabredersin adı DUA  olur,
 DUYGULARA sabredersin adı GÖZYAŞI olur,
 ÖZLEME sabredersin adı HASRET olur,
 SEVGİYE sabredersin adı AŞK olur. 
                           MEVLANA
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]