Gönderen Konu: Soru/Cevap  (Okunma sayısı 299 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı BenSiz

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 223
Soru/Cevap
« : 21 Ocak, 2018, 11:01:24 »
Bazen mesaj yoluyla gelen önemli soruları buraya aktarmak isterim. Bu tür sorular birçok insanın zihnini meşgul etmekte ve Mucizeler Kursu'nun - ve elbette benim fikrimi de içeren - bakışını aktarmak için paylaşıyorum sizlerle.

Alıntı
Bengü merhaba,

daha önceden facebook sayfandan da arkadaştık konuşmuştuk bir kaç kez mesajla, öncelikle mucizeler kursuna emeğin için teşekkür ederim. Ben de Mucizeler Kursu'nu okudum, hepsini olmasa da egzersizleri. Senin yazılarına göz atıyordum İsa'nın çarmıha gerilmeden önce söylediği sözü yazmışşın ve kursta da İsa'nın çarmıha gerildiğinin kabulu var metin bölümlerinde sanırım.
Kuran, İsa'nın çarmıha gerilmediğini, onu ispiyonlayanın İsa'ya benzetildiğini ve o kişinin çarmıha gerildiğini ve İsa'nın bedeniyle yükseltildiğini yazar. Mutlaka biliyorsundur, ama ben bunu sana gene de iletmek istedim. Her ne kadar hepsi illuzyon olsa da, ben bu bilgiyi önemsiyorum.
Sevgiler canım

Merhaba ...

Bazen bu tür sorular geldiğinde cevaplamakla cevaplamamak arasında gidip gelirim. Mucizeler Kursu benim bildiğim, okuduğum, uyguladığım tüm yollar arasında en radikal dönüşüm yolu. Hiç bir şekilde taviz vermeden illüzyon ile hakikat arasında kesin bir çizgi koyuyor. Aralarında köprü dahi yok. Bir yandan bedenler ve dünya ve tüm yaşamlar illüzyondur derken, ben nasıl herhangi bir insanın yaşamına gerçeklik verebilirim ve dönüşümü gerçekleştirebilirim? Tek bir illüzyona dahi inanırsam tümüne inanmış olurum. Hakikatın içinde biraz illüzyon veya illüzyonun içinde biraz hakikat gibi bir karışım yok. Bu disiplinsiz bir zihnin gerçek dışı karmaşasıdır.

İsa ha çarmıhta ölmüş ha eceliyle; ha varmış ha yokmuş; ha şu ha bu diye insanoğlunun dinsel öykülerine kendi kafama göre gerçeklik verip veya vermemek benim zihninsel dönüşümümde ne gibi bir fayda sağlayabilir ki? İsa derken, Mucizeler Kursu'nda insan İsa'nın yaşam öyküsünü ele almıyoruz. O bile bir beden olarak illüzyondur diyerek ruhsal mesajlara yöneliyoruz. Ruhsal mesaj net ve açık: beden yoktur, dünya yoktur, TANRI OĞLUNU (yaratılış) kendisi gibi yarattı. Yani ruh gerçektir, hakikidir, maddesel yansımalar değil. Ruh çarmıha gerilebilir mi? Sen ruhu öldürebilir misin? Ruhun temsilen bir bedenden uyuyanlara seslenişini birçok ruhani yol anlatır. Beden sadece bir iletişim aracıdır dünya rüyasında. Ve bazı insanlar bu mesajları doğrudan kaleme alır, bazıları kendince saptırarak yazar. Kutsal kitapları TANRI/ALLAH yazmadı. İnsanlar yazdı. Büyük teologlar dahi söylerler, içlerinde bazı yerlerin hatalı ve yanlış olduğunu. Ne de olsa zihni aydınlanmayan insanlar tarafından aydınlanmışlardan duyduklarını yazmışlar. Ama bunu yaparken bazen kendi yorumlarını da ekledikleri gerçeğini inkar etmemek gerek. Sorgulayan zihin hiçbir bilgiyi körükörüne kabul etmemeli. Bunu Buddha dahi öğrencilerine tembih etmiş.

İsa'nın yaşam öyküsü çelişkili. Ama bu tanrısal mesajı etkilemez. Elçiye değil mesaja bak derler bilgeler. Sen TANRI'NIN mesajını alabiliyor musun? Alman için İsa'nın ölüm şekli ve tarihi bilgiler seni ne kadar destekler veya desteklemez? Sen gerçekten doğruyu bilmek istiyor musun? Yoksa harfi harfine yazılanlara dayanarak aralarında işine geleni seçip işine gelmeyeni bir kenara bırakarak uyanacağını mı düşünüyorsun? Hakikatın kendisi bir öykü değil, bir dünya senaryosu değil, o bu dünyadan değil. Ama bizler bir düşün içinde habire kurmaca gerçeklerle ya kendimizi avuturuz ya da yanlış inançlarla hakikatı perdelemeye devam ederiz. Uyanış, tüm dünyayı reddetmekle başlar. Buna tüm sözümona kutsallıklar da dahil. Bedenlerin hiçbiri, peygamberler dahil, hakiki değildir. Sadece MESİH BİLİNCİ olarak adlandırılan ÖZÜMÜZ gerçek. Ve tüm peygamberler o bilinci paylaşır. Bu bilgiyi deneyimlemek gerek. Entellektüel anlatımlarla anlaşılmaz. Bu nedenle dersler var, bizleri her gün biraz daha arındıran ve zihnimizi açan. Bir gün bu deneyimi yaptığında tüm bugünkü sorularının egonun kendini savunma mekanizmalarına dahil olduğunu anlarsın. O zamana kadar ama karışıklık ve çelişki senin yoldaşların olur.

En kocaman sevgimle...