Son İletiler

Sayfa: 1 ... 8 9 [10]
91
Mucizeler Kursu Genel / Kurs'tan Kısa Kısa Alıntılar
« Son İleti Gönderen: Gökçe 30 Aralık, 2017, 08:08:37 »
✔️ "Dünya ölümle değil, HAKİKATle terk edilir."
✔️ " Sevgi özgürlüktür."
✔️ "Doğru duanın sırrı bir şeylere ihtiyacın olduğu algısını unutmaktır."
✔️"Fiziksel doğum bir başlangıç değildir, devamdır"
✔️"Tüm şeyler, hep birlikte iyi için çalışır."
✔️"İllüzyonlar sen onlara değer verdiğin sürece sürüp giderler. İllüzyonları iptal etmenin ilk adımı onları sorgulamaktır."
✔️"Bu dünyayı unut, bu kursu unut."
✔️"Algı bir seçimdir, gerçek değildir."
✔️TANRI, şimdi hazır. Ama sen değilsin."
✔️Sevgi ve suç birarada var olamaz. Birini kabul etmek diğerini reddetmektir."
✔️"Aydınlanma, fark ediştir ; değişim değildir."
✔️"Sevginin saklayacağı ya da ayrı tutacağı sırları yoktur."
✔️"Ölüm tüm illüzyonların dayandığı temel illüzyondur."
✔️"Mucize seni uyandırmaz, sadece rüyayı görenin kim olduğunu gösterir."
✔️"TANRI'nın olmadığı hiçbir yer, hiçbir durum, hiçbir zaman yoktur."
✔️"Gerçekte hiçkimse sinirli olamaz."
✔️"TANRI'nın yarattığının alternatifi yoktur."






92
Karışık / Ynt: Suç!
« Son İleti Gönderen: BenSiz 23 Aralık, 2017, 17:21:24 »
Ve suçladığın için kendini affetmekle galiba...

Aynen...  :)
93
Mucizeler Kursu Metin Kitabı / Metin Kitabı Bölüm15. XI. Kurbanın sonu olarak Noel
« Son İleti Gönderen: BenSiz 23 Aralık, 2017, 17:20:48 »
Hıristiyanlığın ağır bastığı ülkelerde yarın Kutsal Gece kutlanacak, İsa'nın doğumu... Ben de Almanya'da yaşadığımdan dolayı her yıl Christmas/Weihnachten adıyla kutlanan ortamlara girer çıkarım. Alışveriş çılgınlığı haricinde gerçekten hoş bir dönem.
Tarihsel açıdan İsa hakkında bir çok anlatı, ikilem ve hikayeler var. Hangisi doğru hangisi yanlış diye teologlarla tarihçiler arasında hiçde hafife alınamayacak kavgalar mevcut. Eskiden merakımı çekerdi bu tür konular. Ne de olsa dünya odaklı ve zaman çizelgesi içinde gerçekliğe inanan bir zihinle bakıyordum hayata. Artık bu tür konular ve çekişmeler pek umrumda değil. Hatta, İsa ha yaşamış ha yaşamamış bile umrumda değil. Neden mi? Çünkü rüyanın içinde benim açımdan tek önemli şey uyanmak. Ve uyanmaya hizmet eden her şeye minnetle bakmaya hazırım. Eğer İsa'nın öğretisi (bu sadece bir adlandırma) bana çıkış yolunu gösterecekse onu gitmemek ahmaklık olur. Bu anlamda dinsel İsa değil ama Mucizeler Kursu'ndaki İsa ve öğreti bana oldukça fayda sağladı. Dolayısıyla Hısristiyanların kutladığı her şeye kursun penceresinden bakmak bir zevk haline geldi. Tıpkı Noel bayramı gibi. Kursu'n Noel'e yönelik uzunca bir paragrafı var. Bir kısmını sizlere çevirdim.

[...]
2. Noel işareti bir yıldız, karanlıkta bir ışıktır. Onu kendinin dışında değil, Cennette senin içinde parladığını gör ve onu MESİH'İN zamanının geldiğinin işareti olarak kabul et. O, hiçbir şey talep etmeden gelir. O, hiçkimseden herhangi türden bir fedakarlık istemez. O'nun MEVCUDİYETİNDE fedakarlık fikri tüm anlamını yitirir. Ve O'nun Ev Sahipliğinin bir olduğunu ve O'nun Birliğine yabancı düşüncenin orada O'na riayet edemeyeceğini kabul ederek O'nu zaten var olana davet etmen yeterli. Kutsallığın varlığı onu kuşatan kutsallığı yarattığından, O'na hoşgeldin demek için sevgi mutlak olmalıdır. Ev sahibi, O'nun koruduğu mükemmel Masumiyet kadar kutsal olduğu ve O'nun gücü onu koruduğu için, Mesih zamanında Tanrı'yı barındıran Ev Sahibi'ne hiçbir korku dokunamaz.

3. Bu Noel'de seni yaralayan her şeyi KUTSAL RUH'A teslim et. Kendinin tamamen iyileşmesine izin ver ki, iyilişmede O'NUN ile birleşesin ve bizimle beraber herbirimizi kurtararak kurtuluşumuzu birlikte kutlayalım. Hiçbir şeyi geride bırakma çünkü kurtuluş mutlaktır ve sen onu benimle birlikte kabul edersen benimle birlikte verirsin. Tüm acı, her kurban ve tüm küçüklükler bizim BABAMIZA olan ilişkimiz kadar masum ve onun gibi güçlü olan ilişkimizden yok olacaktır. Acı bize getirilecek ve bizim mevcudiyetimizde yok olacaktır, ve acı olmadan kurban olamaz. Ve kurbanın olmadığı yerde sevgi olmalıdır. [...]

[Mucizeler Kursu Metin Kitabı Bölüm15. XI. Kurbanın sonu olarak Noel - Çeviri: BenSiz]
94
Karışık / Ynt: Suç!
« Son İleti Gönderen: Rahşan 22 Aralık, 2017, 21:07:11 »
Ve suçladığın için kendini affetmekle galiba...
95
Karışık / Öfke
« Son İleti Gönderen: BenSiz 21 Aralık, 2017, 17:05:25 »
Öfke, suça karşı en etkili savunma mekanizmasıdır. Öfke, suçun dışarıda kalmasını sağlar. Diğeri suçludur, biz masum. Böylece suçun, kendi zihimizin dışarıya yansıttığı bir projeksiyon olduğunu sımsıkı örtbas etmiş oluruz. Ne kadar öfke varsa, suç o kadar ağırdır, bilinç altımızda bizleri ezen ve yüzleşmemizi zorlaştıran. Kendi zihnimizdeki suçluluk duygusunu dışarıya yansıtmamız, öfkenin asıl sebebidir. Öfkelenip başka birine kızmakla kendimizi geçici de olsa iyi hissederiz ama öfkenin sebebi kalır. O bizleri sürekli tekrar ve tekrar kızgınlığa, öfkenin içine çeker. Çünkü öfkelendiğimiz sürece doğruyu, hakikatı öğrenemeyiz. Neden? Diğeri suçludur dolayısıyla, bizim öfkemiz haklıdır.

96
Karışık / Suç!
« Son İleti Gönderen: BenSiz 21 Aralık, 2017, 16:40:10 »
Egoya göre en büyük günah aslında, kendimizi masum, suçsuz olarak görmemizdir. Egoya göre hiçkimse suçsuz değildir. Bu nedenle kendi cehennemsi yaşantımız için başkalarını suçlamaya adeta bayılırız. Bu durum özellikle aile ilişkilerinde baş gösterir. Bir anne çocuğunu, çocuk anne ve babasını, eşler birbirlerini suçlarken kendilerini nerdeyse Tanrı katında hissederler. Üstüne üstlük, karşı tarafın cezalandırılmasını Tanrı'ya havale ederek kendilerine masumiyetin yüzünü takarlar. Hani, benim gücüm yetmiyor o densizi, kötüyü, ahlaksızı, haksızı cezalandırmaya; Tanrım sen onu cezalandır diye bir de dua edilir.

Bu suçlama saçmalığı bir zihinde son bulmadıkça kişi ne iyileşir ne de etrafına faydalı biri olabilir. Kısır döngü içinde kendi kuyruğundan başlayıp kendini yiyen yılan misali kendi yaptığı cehenneminde gazabını çeker durur sürekli etrafına saldırarak. Kurs bize çıkış yolu olurken, suç yoktur; onu kafandan sil at derken, en derin yanlış inancımıza dokunmuş olur. İyileşme, suçu reddetmekle başlar.

97
Karışık / Arkadaşlarımla, ailemle ilişkilerim bozulmaya başladı!
« Son İleti Gönderen: BenSiz 14 Aralık, 2017, 18:11:57 »
Demek arkadaşlarınla, aile fertleri ile ilişkilerin bozulmaya başladı Mucizeler Kursu'nu uygulamaya başladığından beri. Ne bekledin ki? Sen zihinsel dönüşümün getirdiği yüzleşmelerle, sıkıntılarla, gerilimlerle, kaybolmalarla ve çalkantılarla aynı kalmadın ki, diğerleri aynı kalsın. Onların sana karşı değişmesi aslında kendinin ne kadar değiştiğinin göstergesi. Ama çoğumuz bu durumda endişelere kapılır, kendini suçlu hissetmeye başlar ve herhangi bir şekilde yaranmak için adeta psikolojik taklalar atar. Bu ama ilişkinin değişmesini direnç göstermeden kabul etmekten daha zor bir tepki. Ve dürüst değil. Ne kendine ne diğerlerine karşı.

BenSiz
98
Karışık / Ynt: MANEVİ FARKINDALIK
« Son İleti Gönderen: yüksel 03 Aralık, 2017, 13:04:37 »
TANRI  HASRETİ

TANRI İÇİN DELİRMEK

607.Bir şey için delirmeniz gerekiyorsa,bunu dünyevi şeyler için yapmayın.Tanrı sevgisiyle delirin.
608.Bazı kişiler oğulları olmadığı için gözyaşlarına boğulur,bazıları zengin olamadıkları için üzüntüden kendilerini yer.Fakat kaçı Tanrıyı göremediği için kedere boğulup ağlar?Gerçekten çok az kişi!Doğrusu kim Tanrıyı arar,Onun için göz yaşı dökerse,Ona ulaşır.
609.Tanrı özlemi ile yanıp tutuştan kişinin gözü,yeme içmeyi bile görmez.
610.Gerçekten susamış birisi nehrin suyu çamurlu deyip,temiz su bulmak için kuyu kazmaz.Aynı şekilde gerçekten spiritüel anlamda  susamış birisi de elindeki dini göz ardı etmez,bu ister Hinduizm olsun,ister başka bir din olsun…
O kendisine bir din yaratmaya kalkmaz.Gerçekten susamış kişinin böyle teferruatlarla uğraşacak vakti yoktur.

TANRIYA ÖZLEMİN GERÇEK DOĞASI

611.Bir pinti altını nasıl arzularsa,sizin de kalbiniz Onu arzulasın.
612.Boğulan bir kişi nefes almak için nasıl can atıyorsa,Tanrıyı bulmadan önce,Rab için kalben böyle bir hasret duymalıdır.

615.Tanrıya olan Sevginizin ne kadar yoğun olması gerektiğini biliyor musunuz?Kendisini kocasına adamış bir kadının kocasına duyduğu sevgiye,bir pintinin istiflediği malına olan bağımlılığına,dünyevi zihniyetli bir kişinin dünyalıklarının peşinden koşmasına benzer.Kalbinizdeki Tanrı bu üç örneğin toplamı kadar yoğunsa,işte o zaman Ona ulaşabilirsiniz.
616.İsa bir gün deniz kıyısında dolaşırken,adanmışlardan biri yanına yaklaşıp ona:’’Efendim,kişi Tanrıya nasıl ulaşabilir?’’diye sordu.İsa,soruyu soran kişiyi yanına alarak doğruca suya doğru yürüdü ve onu suya daldırdı.Kısa bir süre sonra onu sudan çıkardı,kollarından tutarak sordu;’’Nasıl hissettin?’’Adam cevapladı;’’Son dakikamın geldiğini sandım.Çok çaresiz bir durumdu.’’Bunun üstüne İsa şöyle dedi;’’Nefese hasret kaldığın gibi,kalbin Tanrıya da hasret kalırsa,o zaman onu göreceksin.

619.Mayanın kıskacından kurtulmak için hangi araçları kullanmalıyız?Mayanın kıskacından kurtulmayı kim  hasretle arzularsa,bu kişiye Tanrının yolu kendiliğinden görünür.Sadece dur durak bilmeyen bir hasret gereklidir.

621.Kimin hasreti ve konsantrasyonu yüksekse,o kişi Tanrıya daha çabuk ulaşır.

628.Çocuk şöyle dedi;’’Anne,acıktığım zaman beni uyandır.’’Annesi şu şekilde cevapladı;’’Açlığın kendisi,seni uyandıracaktır.’’

630…Rab kalpten gelen,derin bir sevgiyle bir adanmışı tarafından çağrıldığında,fazla oyalanamaz.

Şri Ramakrişna Paramahansa/Yoga Sohbetleri
99
Karışık / Buddha Dedi ki:
« Son İleti Gönderen: BenSiz 28 Kasım, 2017, 16:10:07 »
1. Biz neyiz? Biz içselliğimizin meyvesiyiz. Bizi biz yapan içsel anlığımızdır, derinliğimizdir, zihnimizdir. İçimizde ne varsa biz oyuz. İçinden temiz olmayan işler geçeni ve temiz olmayan işleri yapanı acılar izleyecektir; tekerleklerin, arabayı çeken öküzün ayağını izlediği gibi.

2. Biz neyiz? Biz içselliklerimizin[14], anlığımızın, zihnimizin sonucuyuz. Bizi biz yapan içimizden geçenlerdir, zihnimizde ne varsa biz oyuz... İçinden temiz işleri geçireni, temiz işler yapanı mutluluk izler; mutluluk, tıpkı gölgesi gibi onun yanıbaşındadır...

3. “İncittiler beni, kırdılar beni, yendiler beni, aldattılar beni” diyerek sızlanıp durma; içini olumsuzluklarla doldurursan sevgisizlik sona ermez.

4. “İncittiler beni, kırdılar beni, yendiler beni, aldattılar beni” diye söylenerek ağlayıp durma; bu kötü yargıları içinden atarsan, seni yakan sevgisizlik de öyle uçar gider...

5. Bil ki, nefreti nefretle yenemezsin; nefreti aşkla yenebilirsin; bu, başlangıcı ve sonu olmayan ölümsüz bir ilkedir.

6. Çoğu kimse bu dünyada bir sona ulaşmamız gerektiğini bilmez, bunun ayrımına varmaz; oysa bunu bilmeyi başaranlar, kavgalarını bitirip giderler.

7. (Baştan çıkarıcı) Mara yalnızca kendi tatları ve zevkleri için yaşayanları, duygularını denetleyemeyenleri, çok yemek yiyenleri, tembel olanları, çaba göstermeyenleri yere yıkacaktır; rüzgârın zayıf ağacı yıktığı gibi.

8. Yalnızca kendi tatları ve zevkleri için yaşamayanları, duygularını iyi denetleyenleri, kararında yemek yiyenleri, inananları, erdemli olanları (Baştan Çıkarıcı) Mara sarsamaz; rüzgârın o koskoca dağları sarsamadığı gibi.

Dhammapada, Gerçeğin Yolu
100
Mucizeler Kursu Metin Kitabı / Benlik konsepti ve Özbenlik
« Son İleti Gönderen: BenSiz 26 Kasım, 2017, 14:13:15 »
1. Dünyanın öğrenişi, dünyanın gerçekliğine uyarlanmış benlik konseptini temel alır. Bu, ona iyi uyar. Çünkü bu, gölgeler ve yanılsamalar dünyasına uygun bir resimdir. Gördükleri her şeyin onunla bir olduğu evindedir o burada. Dünyanın öğrenişinin hizmet ettiği şey, benlik konsepti oluşturmaktır. Onun anlam ve amacı budur: benliğin olmadan gelmen ve yavaş yavaş birini yapman. Ve, dünyayla taleplerinin birliğinde aynı olarak karşılaşmak için olgunluğa ulaştığında, onu mükemmelleştirmiş oldun.

2. Benlik konsepti senin tarafından yapılır. Onun seninle en ufak bir benzerliği yok. O, TANRI OĞLU olarak gerçekliğinin yerine konulması için yapılan bir puttur. Dünyanın öğrettiği benlik konsepti, göründüğü gibi olan şey değildir. Çünkü o, zihnin sadece bir tanesini algılayabileceği iki hedefe hizmet etmek için yapılmıştır. Birincisi, üzerinden etkileşim yapılan masumiyetin yüzünü sunar. Bu yüz gülen ve hayran bırakan ve hatta sevebilir gibi görünendir. O kendine yoldaşlar arar ve -zaman zaman acıma hissiyle- acı çekenlere bakar ve bazen teselli verir. O, kötü bir dünyada iyi olduğuna inanır.

3. Bu yön kızdırılabilir, çünkü dünya masum olana hak ettiği sevgiyi ve korumayı sağlayamamaktadır. Ve bu nedenle bu yüz genellikle dünyanın cömert ve iyi olmak isteyenlere gösterdiği adaletsizlikler karşısında gözyaşlarıyla ıslaktır. Bu yön asla ilk saldırıyı yapmaz. Ancak her gün yüzlerce küçük şeyler masumiyetine karşı küçük bir saldırıda bulunurak onun sinirlenmesine ve nihayetinde açıkca küfretmesine ve hakarate yol açar.

4. Benlik konseptinin gururla sergilediği masumiyetin yüzü kendini savunmak için yapılan saldırıyı tolere edebilir, çünkü dünyanın savunmasız masumiyete karşı zor kullandığı bir gerçek değil midir? Kendinden bir resim yapan hiçkimse, bu yüzü bir kenara bırakmaz çünkü ona ihtiyacı vardır. Diğer tarafı görmek istemez. Ancak orası, dünyanın öğrenişinin dikte edildiği yerdir, çünkü burada dünyanın "gerçekliği" sabitlenmiştir putun kalıcı olmasını sağlamak için.

5. Benlik konsepti masumiyetin yüzünün altında kalan bir dersi öğretmesi için yapıldı. Bu korkunç bir yerinden etme dersidir ve öylesine yıkıcı dehşet doludur ki, üstünde gülümseyen yüzün ebediyen gözlerini kaçırması gerekir, gizlediği hainliği algılamaması için. Ders şunu öğretir: Ben, senin yaptığın şeyim ve sen bana bakarken, benden dolayı kınandın. Benliğin bu görüşünü dünya gülümseyerek onaylar, ne de olsa dünyanın yollarının kesin kalıcı olmasını sağlamıştır ve onların üzerinde yürüyenlerin kaçamayacağını garanti eder.

MUCİZELER KURSU Metin Kitabı Bölüm 31.V.1-5 - Çeviri: BenSiz
Sayfa: 1 ... 8 9 [10]