Genel

Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur

Mevlana, bazı kişilerin sözlerinin şifa ve ruha gıda oluşunun sebebini şöyle dile getirmiş;

Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep âşk, hep huzur var burada.
… Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.
… Mesih’in talebesiyiz; nice ölülere tuttukta can üfürdük biz.

İşte bundan dolayı, her nerede olurlarsa olsunlar, kim olurlarsa olsunlar, ne durumda olurlarsa olsunlar, açılım yaşamış, ilahi sevgi ile dolmuş zihinler ve yürekler şifa olur dünyaya. Güruh tarafından bilinseler de bilinmeseler de şifa verirler. Bu şifanın kaynağı bu dünyadan olmadığından ve bu dünyada hiçbir referansı olmadığından insani akılla anlaşılamaz ulvi şifanın kaynağı. Ancak içsel bir deneyimle, içsel bir idrak ile kavranabilir.

Hıristiyan toplumlarda çarmıha gerilmiş bir İsa’ya taparlar, onu ölümüyle anarlar. Halbuki İsa’nın mesajının aslı çarmıha insanlığın günahları için gerilmiş ve öldürülmüş olması değil, aksine, ölümü dahi aşarak yeniden dirilmenin mucizesini gözler önüne sermesidir. Bu olayın gerçek olmasını tartışmaya gerek yok bir çok bilim insanının, din bilginin ve eleştirmenlerin yaptığı gibi. Beni örneğin, hiç ilgilendirmiyor tarihsel belgelerin ve ıspatların varlığı ya da yokluğu. Beni ilgilendiren kısım, yeniden dirilişin simgesel boyutu. İsa’nın “yaşam hikayesini” bir simge olarak ele aldığımda ölümün gerçek ve böylece insanın yalnızca bir bedenden ibaret olmadığını, özümüzün ölümsüz ruh olduğuna varmam kaçınılmazdır. Ne mutlu Ruh’um diyene. 

Ancak, insanoğlu bencil zihninin narsis ve şizofrenik yapısıyla tanrısal mesajları çarpıtarak egoya hizmet etmelerini sağlamakta ustadır. Bu durum bütün büyük dinlerde gerçekleşmiştir ve öz ilahi mesajlar saptırılarak ortaya hakikatten uzak anlatımlar çıkmıştır. Kutsal kitapların içeriğinin en az yüzde otuzunun bu nedenle yanlış ve uydurma olduğunu vurgular Dr. David Hawkins bir çok kitabında ve geçmişte verdiği seminerlerde. Ego, saf sevgi olan bir Tanrı yerine, günahlar yazan, cezalandıran ve sevilmekten ziyade korkulması gereken bir İlah yaratarak putlar dünyasını böylece uyanıştan ”kurtarmıştır”. Bu yanlışlar konvoyuna milyarlarca insan dahil olduğu gibi doğruyu söyleyen ve yazanlarda her zaman dışlanmış, kovulmuş ve öldürülmüştür.

Doğruyu söyleyen dokuz köyden kovulur deyimine yakışık olarak onuncu köyde toplanan gerçek bilgelerle karşılaşmanızı temenni ederim.